Çakal mevsimi yaşıyoruz…
Memleket öyle bir hale geldi ki, ortalık (fikir) toz dumanına döndü…
Tam da birilerinin istediği gibi; ülkede ortaya atılan ve fikir olarak tozun dumana karıştığı konulara daha dikkatli bakın, etrafındaki çakalları görebiliyor musunuz?
…
Peki birlikte bakalım…
Bu çakalların ilk hedefi Türkiye’den buraya çalışmak için ‘getirilen’ Türk vatandaşlarıydı.
Konuyu öyle bir hale getirdiler ki, nüfus taşımaktan tutunda, “ülkemizi istila ediyorlar” bile diyenler oldu… Hatta onları inşaatta yaşamaya itenler, dönüp birde utanmadan, “bunlar inşaatta yaşıyorlar” dedi…
Peki onlar ne diyor?
Çakal tayfası onların düşüncesini size aktardı mı hiç?
Ben onları dinledim, bakın ne diyorlar:
“Kardeşim bizi ucuza ve hatta kayıt dışı çalıştırıp, ucuza ev satanların kim olduğu belli değil mi? Kıbrıslı kardeşlerimize fazla ödememek için bizi getiren, kardeşlerimizi de Rumlara muhtaç bırakanlar aynı kişiler değil mi? Onlara değil de neden bize saldırıyor bu insanlar. Biz ne yaptık?”
İkinci hedef yine Türkiye ile ilgili ve bu sefer işçi değil işverenler söz konusu… Burada da söylem belli, “Türkiye her şeyimizi ele geçiriyor” diyor bu çakallar… Peki fikirlerin toz dumana karışmasını seven bu çakal tayfası, çok mu dürüst?
Bu konuda hadi empati yapalım…
Türkiye demez ama varsayalım şöyle dedi: “İyi güzelde bunlar zaten benim size gönderdiğim paralarla yapıldı. Yönetimleri de size verildi. Siz buraları oy deposu, rant kapısı olarak kullandınız. Batırdınız bu kurumları. Şimdi olması gerektiği gibi oluyor, kar amaçlı kurumlar haline getiriliyor” derse, ne diyeceksin “çakal tayfa”?
Üçüncü hedef ise ne hikmetse yine Türkiye ve elçilik…
Zaten en başından bu yana Halil İbrahim Akça’nın elçiliğe atanmasından haz etmeyen ‘çakal’ tayfa ilk günden bu yana ‘vali’ yakıştırması yapıyor ve hatta tasarrufunda olmasa da “istemeyiz” bile diyordu… Atanmanın ilk gününden bu yana boşluk arayan çakallarımız, toz duman ortamı için fırsat kolluyordu…
Buldu da...
Bir polis memuru, yaptığı büyük hatayı örtbas edebilmek için ortalığı birbirine kattı…
Toz dumandan kimse kimseyi görmüyor bu günlerde, yani yine çakal’ın istediği ortam sağlanmış durumda…
Çakal durur mu? Hemen harekete geçti… Başladı ‘çakal tayfası’ iftiralara ve kafasına göre konuşmaya… Sordu sürekli “çanta da ne vardı?” diye… Ancak ne yazık ki bu konuda soru sordukça, polisin yaptığı hatayı tekrarladı…
Ama görüyorum ki çok merak edilen bir konu oldu bu…
Peki ben söyleyeyim çantada ne olduğunu:
Toplumu Türkiye ile karşı karşıya getirmek için kampanya yürüten çakal tayfası için ‘çanta’da keklik vardı…
Şimdi bu çakalları görebiliyor musunuz?
Peki amaçlarının farkında mısınız?
Onu da söyleyelim, bu arkadaşların yapmaya çalıştıkları beyhude bir uğraş olsa da açık ve net ortadadır ki, Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye arasını açmak, Türkiye’yi hedef göstererek, itibarını kaybetmesini, halkın ona karşı güvenini kaybetmesini sağlamak… Umalım da, gözü dönen bu arkadaşlar bir hata yapıp Türk askerine saldırmasın…
Ne diyelim, onlar saman altından su yürütmeye çalışacak, bizde samanı kaldırmaya…