Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Benim Paramı Har Vurup Harman Savuramazsınız

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Halk, devlet karşısında eşittir.

Ne var ki KKTC’de devlet için halk eşit değil!

“Bireyler devlet içinde eşit olmalıdır. Devleti yönetenlerin öncelikli görevi halk arasında ki eşitsizliği kaldırmaktır” şeklindeki cümleler, ülkemizde ‘zırvalama’nın ötesine geçemez.

Bu konuya daha sonra tekrar döneceğim…

Devletimizi kurulduğu günden bu yana yönetenlerin en ciddi başarısı(!), devlet içinde çeşitli kurumlara ‘minik imparatorluklar’ vermek olmuş.

Söz konusu süreç, “KKTC devletinin kuruluşundan bu yana olan süreç” ise, UBP demeden yorum yapmak, hiç şüphe yok ki “aklı peynir ekmekle yemekle” aynı manaya geliyor…

Ekonomik olarak gelinen noktanın içler acısı olduğu gün gibi ortada.

Hal böyleyken, söz konusu imparatorcukların, geçmiş yıllarda elde ettikleri ve bugün kendilerini ayakta tutan haklardan gıdım geri atmama kararlılığını göstermesi ve UBP’nin hükümette olması, insanı “tanrının sopası yok” demeye itiyor.

Çünkü artık işin şakası yok.

AKP hükümeti yani Türkiye artık alenen şunu söylüyor: “Verdiğiniz haksız, anlamsız, eşitsiz hakları geri alacaksınız…Almazsanız, siz bilirsiniz…” (Hatırlanacağı üzere, bu siz bilirsiniz kısmını CTP-ÖRP hükümeti erken seçim olarak değerlendirmişti.)

Yani şunları söylüyor:

“Daha önceleri yaptığınız gibi, iktidarda kalmak için benim paramı har vurup harman savuramazsınız. Sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmalısınız. Bunu, bizim için değil, kendiniz için yapmalısınız.”

Şimdi gelelim eşitliğe…

Söyler misiniz hangi özel şirkette 13,14,15 maaş var?

Hangi özel okulda bir öğretmenin, “ben bugün gelmiyorum” deme şansı var?

Hangi özel kuruluş çalışanları bayram, yılbaşı, doğum günü, bilmem ne günü harcırahı alıyor?

Hangi özel şirkette işe gitmeden para alabilirsiniz?

Sakın ola kalkıp “kardeşim özel sektörü bu seviyeye çekelim” şeklinde kimse zırvalamasın…

Çünkü:

Siz partiler olarak devletin olanaklarını sendikalara, bilmem nerelere oy için peşkeş çekeceksiniz. Sendikalar, bilmem nereler, bu kaynağı kendi imparatorcukları için kullanacak, akla hayale gelmeyen kazanımlar edecek. Sonra bunların alınması gündeme geldiğinde ve imkansız olduğunu bile-bile “bizi niye geriye çekiyorsunuz, özel sektörü bizim seviyemize çekin” diyecek. Biz kendimizi kurtardık, diğerleri ne yapıyorsa yapsın… Vay kurnaz vay…

Sn. Taçoy ilk kıvılcımı yaktı!

Milyonlarca dolar borcu olan KTHY’nda 14. maaş kalktı.

“Hiçbir şey için geç değildir” diyor ve ekliyorum: “Bu borç, bugünün borcu değil, bugüne kadar neden 14. maaş veriliyordu? 13. maaşlar ne olacak?”

Sürdürülebilir bir yapıda olmadığı çok açık olan Devlet’in bu halde olduğunu bilerek, hiçbir ödün vermeyen ve imparatorcuklarını sürdürmeye çalışanlara sormak istiyorum: UBP’de CTP gibi reform yapamaz ve erke …[truncated]n seçime giderse bu ülkenin başına kimi getireceksiniz? Getireceklerinizin farklı bir şey yapma şansı var mı?

Perşembe günü görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve trafikte saygılı olun! |

Kaynak sayfayı görüntüle ↗