Acı veren yaşanmışlıkları unutmak!
Beyninizin bir köşesine, bir daha hatırlamamak üzere anıları hapsetmek…
Belki bir kurtuluş bu; aynı acıyı tekrar yaşamamak için…
Ne var ki bazen kurtulamazsınız; tıpkı benim gibi!
Kolay değildir onu unutmak!
Yaşamınızı teslim ediyorsunuzdur…
Her sarsıntıda geleceğinizi sorgularsınız.
Her sarsıntı geleceğinizden bir şeyler alıp götürür.
Her sarsıntı hayallerinizi de sarsar!
Hayalleriniz bir-bir yok olur!
Geleceğinizi yok eder bu hayalsizlik!
Geleceğinizin yok oluşu, yok oluşunuzu hazırlamıştır…
Aslında yok oluşa hazırlıktır bu istemeden yaptığınız şey!
Hayalleriniz, umutlarınız, geleceğiniz yoktur artık!
Size kalan yaşanmışlıklarınızdır…
Geçmişinizi sorgulamaya başlarsınız.
Hatalarınız, başarılarınız, yapmadıklarınız…
Bir-bir anımsarsınız, unutmak istediklerinizi!
Hatalarınız ızdırap olur, bir yumruk iner yüreğinize…
Keşkeleriniz çoğalır birdenbire!
Geçmişiniz yoktur artık…
Bu size o an çok garip gelir; tüm hayatınızı adadığınız geçmişiniz saniyeler içinde bir anda gözünüzün önüne gelir, muhasebesini yaparsınız ve yine bir anda silinip gider…
İşte o an yok oluş için hazır olduğunuzu düşünürsünüz!
Bu sadece zaman meselesi olur sizin için…
Siz ve inandığınız vardır o an ve ona dua edersiniz…
Ve ‘O’ anı beklemeye başlarsınız!
Ben O anı bekleyip kurtulanlar arasında yer aldım.
45 saniye boyunca yaşadıklarımı yukarıda anlatmaya çalıştım.
Ancak sabahın erken saatlerinden itibaren etrafımızda ki evlerden gelen “kurtarın bizi” çığlıkları halen kulağımda…
Tüm bunları yaşamış biri olarak, KKTC için çok endişeli olduğumu belirtmeliyim…
Zira KKTC’nde halen daha ‘Deprem Yönetmeliği’ ve ‘Deprem Haritası’ yok!
Ayrıca yapılan evler için zemin etüdü zorunluluğu ve olası bir depreme göre evlerin inşa edilmesi hususunda yasal bir düzenlemede yok!
Sizce endişelenmekte haksız mıyım?
Ve sormadan edemiyorum:
Bunlar Türkiye’de de yoktu ve 17 Ağustos 1999 depreminden sonra kısmen de olsa yapılmaya ve uygulanmaya başlandı.
Gerekli düzenlemeleri yapmak için bizimde böyle bir acı mı yaşamamız gerekiyor?
Cuma günü görüşmek ümidiyle…
Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve leften trafikte saygılı olun!
Not: 17 Ağustos 1999 yılında Marmara Bölgesinde hayatını kaybedenlere Allah’tan Rahmet, acısını halen yüreğinde yaşayan yakınlarına da sabır diliyorum.