Muhalefette olanlardan, iktidar partisine kadar hemen-hemen her aday ülkenin problemlerinden dem vuruyor.
Bir kaçından bahsedelim:
\- Kıbrıs sorununda her partinin çözüm yanlısı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu noktada yapılan tartışmalarda gülünç bir durumu ortaya koyuyor aslında. Partiler, birbirini başına ‘aslında’ kelimesini koyarak çözüm istememekle suçladığı şu günlerde, çözümün herhangi bir partinin elinde olmadığı aşikâr. Bu noktadan hareketle partilerin Kıbrıs Sorunu argümanını kullanmasını anlayamıyorum.
\- “Dünyada ki global kriz” mi bizi etkiledi, yoksa “ülkemizde zaten kriz vardı” vs tartışmaları bir yana, KKTC ekonomisinin durumunun içler acısı olduğu gün gibi ortada. Ekonomi dibe vurmuş durumda. Bu sorunlarımızın yanında, ülkede perakende satışlar Rum kesimine kaymış durumda. Neresinden bakarsanız bakın halimiz hiç iyi değil!
\- Ülkemizde ‘kamu’ tam bir bataklık halini almış. Kamunun bütçeye olan yükü ülke ekonomisinin yarısından fazlasına tekâmül ediyor. Hatta önlem alınmaz, gerekli reformlar derhal yapılmazsa ülke iflas bayrağını çekmek zorunda kalacak! Durum bu kadar ciddi…
\- Sağlıkta eski bakan iyimser çalışmalar yapmaya, reformlarla sorunu çözmeye çalışsa da ciddi sorunlar devam etmekte. Yani sağlık alanına da dokunan yanıyor! Sorunlar üst-üste binmiş durumda…
-…
(Son maddeye de siz ekleyin sorunlarınızı!)
Bu denli problemleri olan bir ülkeyi yönetmek için bu kadar insanın aday olması sevindirici.
Demek ki ülkemizde elini taşın altına koyacak olan onlarca insanımız var!
Ancak bu durum bende şüphe yaratmıyor değil!
Yıllardır devam eden ve birikmiş bu kadar sorunumuz olduğuna göre, ülkeyi bugüne kadar yönetenler neden bu sorunları vakti zamanında çözmediler?
Sorunları çözmek yerine, ne yaptılar?
Aslında bu ‘ne yaptılar’ sorusunun yanıtlarını şu günlerde yine aynı siyasetçilerden duyuyoruz. Birbirini ‘rant’ konusunda suçlayan siyasetçilerin verdiği bilgiler yenir yutulur cinsten olmamanın yanında, geçmiş dönemde yapılanlar hakkında bilgi sahibi olmamızı da sağlıyor. Zihinlerde ki şüphe ise bu noktadan itibaren başlıyor: Acaba seçimler “Rant kavgası mıdır?” diye insan sormadan edemiyor.
İşin komik yanıysa siyasetçilerin bu soruyu zihinlere yerleştirmeye çalışması. Fakat birbirini suçlama yarışına giren partililerin yarattığı bu soru mideleri bulandırsa da, ben seçimlerin öyle olduğunu düşünmüyorum.
Her şeye rağmen, aday olan tüm siyasetçilerimize ve özellikle siyasete yeni adım atanlara, neye aday olduklarını hatırlatmakta fayda gördüğümden, bunları kaleme aldığımı belirtmeliyim.
Cuma günü görüşmek ümidiyle…
Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen trafikte saygılı olun!