Son günlerde herkesin aklında tek bir soru var: “Liderler baş-başa görüşmelerde ne konuşuyor?” Yetkililer bu soruya yanıt olarak “İki lider aralarındaki sorunları halletmek için baş-başa görüşüyor” şeklinde açıklama yapıyor. Bu konuda yürüttüğüm sıkı çalışma ve araştırma neticesinde sonuca ulaştım. Aslında düşünüldüğünün ve/veya açıklananın aksine çok farklı bir durum var ortada… Açıklıyorum…
İçeride:
Dimitri: Be mali, nedir ama senin yaptığın açıklamalar ‘gardaş’! İstemezmişsin sana ‘yoldaş’ dememi. Kırdın be beni mali…
Mali: Basının abartması bunlar yoldaş. Sen boş ver bunları getirdin mi desteyi? Dimitri: Getirmez miyim… Bak geçen de hile yaptın bu sefer tabelayı ben tutacağım ona göre. Mali: Öfff be Dimitri ne mızıkçı adamsın sen yahuuu… Yenilince hemen başka bahaneler buluyorsun. Bilmiyorsun bu oyunu işte… Kabul et!
Dimitri: Görecez az sonra kim biliyor kim bilmiyor bu oyunu. Ehueheueu… Mali: Hadi bırak lafazanlığı da başla. Fazla zamanımız yok! Baş başa görüşme bahanesiyle anca zaman buluyoruz oyun oynamaya… Sonra laf çıkarıyorlar.
Dimitri: Tamam-tamam hadi kes desteyi de başlayalım. Mali: Bak oyun başlamadan söyliyim, sonra mızıkçılık yapma! Yenilen bugünkü baş başa görüşmede ne konuştuğumuzla ilgili bahaneyi açıklayacak ona göre. Bence sen şimdiden bir bahane üretmeye başla! Ehuheeu Dimitri: Al kâğıtlarını da sus biraz… Bir de bana diyosun “bülbül gibi şakıyor” diye… Mali: Öyle oğlum bi susmuyorsun ki! Önüne gelen gazeteciye ağlıyorsun. Meşhur olmak istiyorsan git popstar’a katıl! Hehehe Dimitri: Tabi-Tabiii. Bak buna da pişti derler. Hehehe Mali: Beni lafa tutup kâğıtları topluyorsun! Anlamadım zannetme. Ver bakalım şu güzel onluyu! Hehehe Dimitri: Anlamışmış… Göreceğiz oyunun sonunda. Çok merak ediyorum bu sefer nasıl bir bahane bulacaksın diye. Mali: O bahane sana lazım olacak Dimitricim. Piştiiiii… Hehehehe Dimitri: O kâğıtların hepsi çıkmamış mıydı? Tabelacılıktan sonra kağıt mı çalıyorsun sen? Mali: Hadi-hadii önce saymayı öğren. Okulda öğretmediler mi size yavrucum saymayı… Hehehe… Dimitri: Öğretmediler abii. Bizim hiç okulumuz olmadı, köprü altında büyüdük biz. (Küçük Emrah misali. Hahaha… )Yahu mali bir daha ki baş-başa görüşmede bi Emrah filmi getir de gülelim biraz yahuuu.
Mali: Tamam-tamam getiririm. Sen bilmiyorsun bu oyunu zevk vermiyorsun artık. Bari film izleyelim. Dimitri: Laf sokmasan olmuyor dimi. Ne adamsın yahu… Aaa yine pişti yaptı adam. E bitti oyun! Mali: Bak Dimitricim sana söyledim. Tavla oynayalım dedim. Sen bilmezsin bu kağıt oyunlarını dedim. Ama sen dinlemedin. Tutturdun yok pişpirik oynayalım başka oyun oynamam dedin. Al işte sana piştiii.
Dimitri: Çağır Yorgo’yu da anlatsın sana, neden senle tavla oynamadığı mı? Onda da zar tutuyormuşsun. Öyle diyor… Mali: Zar tutulmadan atılmaz oğlum… Hehehe. Hepiniz Mızıkçısınız yahu! Hadi çık da anlat bakalım hayat hikâyeni… Dimitri: Tamam-tamam. Hemen havalanma… Not: Yukarıda geçen diyalog gizli bilgidir. Bu bilgilerin kamuya duyurulması yasaktır. Duyuranlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.
Dışarıda:
Gazeteci: Efendim baş-başa görüşmede hangi konuları ele aldınız? Dimitri: Tek bir konu üzerinde durduk. Güven arttırıcı önlemleri konuştuk… Perşembe günü görüşmek ümidiyle… Çevrenize lütfen dikkat edin ve lütfen trafikte saygılı olun.