Gözde AKBEN
Nazar Erişkin ve Cem Kar’ın moderatörlüğünde Ada TV’de yayınlanan ‘Görüş Farkı’ önemli isimlerine ev sahipliği yaptı. Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın da katıldığı programda, Ekonomist Ünal Akifler ve Kamu- Sen başkanı Mehmet Özkardaş, ülke ekonomisini mercek altına aldı. Programda, Güney’deki fiyatların düşük olduğuna değinen Özkardaş, ekonomide fiyatların düşmesinin rekabet edilebilirlikle alakalı olduğunu belirtti. Özkardaş, fiyatların kontrol altına alınabilmesi ve tüketiciyi teşvik edecek bir duruma gelebilmesinin tekelciliğinin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.
EKONOMİ VE KÖTÜ YÖNETİM Ülke ekonomisinde yaşanan problemlerin kaynağının geçmiş yılların birikimi olduğunu vurgulayan Akifler; “Ekonomimiz içinden çıkılmaz kısır bir döngüye girdi. Bunun tabii ki çeşitli sebepleri var ama bence birinci sebebi kötü yönetimlerdir. İkinci sebebi ise izolasyonlardır” dedi. Kötü yönetimden kastının yalnızca KKTC yönetimi olmadığını belirten Akifler; “Türkiye’nin de eski dönemlerde Kıbrıs’ın ekonomisini iyi bilememesi sorunları körüklemiştir. Türkiye’de uygulanan tedbirler veya ekonomik politikalar bize de çoğu kez örnek gösterildi ve uygulamamız istendi bu da bizi olumsuz etkiledi” dedi. Ekonomik gelişmeler konusunda yıllar içerisinde çeşitli yasaklara maruz kaldıklarını belirten Akifler,”Çoğu sene yasakların kalkmasıyla uğraştık. Kapalı bir ekonomi vardı. Aynı durum Türkiye’de de Turgut Özal gelinceye kadar devam etti. Sonuç olarak bu işler birikti ve ekonomi bu duruma geldi” dedi. 1976’dan beri Türk parasından daha istikrarlı bir paraya gitmesi için çaba gösterdiklerini ifade eden Akifler, bu çalışmalarının yanlış anlaşıldığını da sözlerine ekledi. Akifler, “ Para bir ülkenin bayrağı gibi bir sembolüymüş gibi algılanır. Halbuki para değiş- tokuş aracıdır. Bir ekonomide ısrarlı bir para olması çok önemlidir. O dönemde Türkiye’de %250’lere çıkan bir enflasyon vardı. Biz bunun çok zararını gördük. Çünkü enflasyon ekonomide bir kanserdir. İnsanları tasarruftan caydırır, tüketime alıştırır. Zengini daha zengin fakiri de daha fakir yapar. Bunların dışında da pek çok zararı vardır enflasyonun ve maalesef biz bu enflasyonu çekmek zorunda kaldık. Kıbrıs Türkü olarak istikrarlı bir paraya girelim dedim. Tepki gördüm. Bu konuda neden bu kadar katı davranıldı gerçekten anlayamadım” dedi.
TATAR: ÖNEMLİ İCRAATLAR YAPTIK Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu değerlendiren Maliye Bakanı Ersin Tatar, “ Bir ekonominin altyapısı fevkalade önemlidir ve bu konuda çok da büyük yollar kat edilmiştir” dedi. Tatar, “1974’den önce hiçbir imkanımız yoktu. Bir göçebe ekonomisi yaşıyorduk. Ama daha sonra yapılan yatırımlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin kendi toprağında kendi halkıyla, kendi zemininde bir ekonomi oluşturulması sağlanmıştır” dedi. Ekonomideki temel sorunun yanlış yönetimler olduğunu belirten Tatar, kamu sektöründe yaşanan büyümenin ekonomide dezavantaj yarattığını da sözlerine ekledi. Bir ekonomide özel teşebbüsün başarabileceği çok daha fazla imkanlar ve yatırımlar olabileceğinin bilindiğine dikkat çeken Tatar,”Bizim hükümetimiz doğru bir vizyonla yani liberal bir anlayışla işbaşına geldiği günden bu yana önemli icraatlara imza atmıştır” dedi. Ulusal Birlik Partisi’nin cumhuriyeti kuran bir parti olduğunu belirten Tatar, “ Altyapı yatırımlarında Ubp’nin Türkiye ile olan bağlılığı ve işbirliği imkanların ortaya çıkması için bir siyasi irade ortaya koymuştur ki bu da fevkalade önemlidir. Çünkü Ulusal Birlik Partisi’nden başka bir parti o yıllarda işbaşında olsaydı, anavatan Türkiye ile olan bu münasebetler gelişemeyecekti ve buradaki altyapının gelişmesinin tamamlanması da fevkalade zor olacaktı” dedi. Yıllar içerisinde devletin ekonomideki ağrılığının azalacağı yerde daha da arttığını belirten Tatar, bu nedenle yapısal bozuklukların son 4-5 yıl içerisinde giderek arttığını gördüklerini de sözlerine ekledi. Ulusal Birlik Partisi bu gidişata dur dediğini belirten Tatar; “2010 yılında ilk defa bütçede bu giderlerin konsolide edildiğini gördük” dedi. Bundan sonrası için öncelikli beklentilerinin daha fazla yatırım olması olduğunu da vurgulayan Tatar; “Bunlar olduğu takdir de ekonominin daha da büyüyeceğini göreceğiz. Böylece daha fazla refah dağılımı sektörler arasında olabilecektir. Bu nedenle ben umutsuz değilim, karamsar da olmak istemem” dedi.
“KAMUDA REFORM SAĞLANAMAZ” Mehmet Özkardaş da, “Bugün ekonomi açısından ülkemizin içinde bulunduğu durumda dünyada yaşanılmakta olan ekonomik krizin bir etkisi vardır. Ancak bunlardan daha da önemlisi tespit ettiğimiz iki konudur. Birincisi çözümsüzlükten kaynaklanan sorunlar yani uygulanan izolasyonlardır. İkincisi ise, bizim kendi yapısal bozukluklarımızdır. İzolasyonlarla ilgili konunun turizmimize, ihracatımıza ne kadar büyük bir etki yaptığını söylememe gerek yok. Ancak bir de bizden kaynaklanan yapısal bozukluklar vardır ki bunlar kötü yönetimler ve partizanlıktır” dedi. Partizanlık konusunu da değinen Özkardaş; “Seçim zamanı kim daha çok bayrak sallarsa o işe alınır, isim listelerinde yer alır. İktidar değiştiği zaman parti yetkilileri toplanırlar bu bizim partiden değildir derler ve bir gece de işe alınanlar bir gecede işten durdurulurlar. İşte bizim ülkemizde gelinen nokta budur. Ben soruyorum size kamuda reformu nasıl yapacaksınız? Bu şekilde partizanca istihdamlarla insanların siyasi idarelerini esir alarak hatta o insanların ailelerinin siyasi iradelerini de esir alarak demokrasiyi nasıl geliştireceksiniz? Bu partizanlıklar devam ettiği sürece bunlar nasıl sağlanacak? Devlet dairelerine bakıyorsunuz işçi statüsünde çalışan bazı kişiler iktidardaki partinin delegesidir. O şubedeki amir, müdür ya da bakan sizce nasıl söz geçirebilir ” dedi. Kamuda reformun yapılabilmesi için partizanlığın son verilmesi ve ayrımcılık yapılmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Özkardaş aksi takdir de ekonomide ve yaşamın pek çok alanında başarısızlıkların devam edeceğini de önemle vurguladı.
GÜNEY’DEN ALIŞ VERİŞLER Güney’den yapılan alışverişlerin artmasının sebebini de değerlendiren Özkardaş;'Dikkat ederseniz Euro düştüğü için süpermarketlerdeki fiyatlarda sürekli düştü' dedi. Bir ekonomide fiyatların düşmesinin rekabet edilebilirlikle alakalı olduğunu belirten Özkardaş, fiyatların kontrol altına alınabilmesi ve tüketiciyi teşvik edecek bir duruma gelebilmesinin tekelciliğinin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Özkardaş, akıllı bir yatırımın iç piyasadaki taleplerin karşılanmasıyla beraber alternatif pazarlara açılarak sağlanabileceğini de sözlerine ekledi.
