Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Cumhuriyet

Gelecegin Kabonmonoksit Yoneticileri

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Geleceğin (CO) Yöneticileri

Öncelikle tüm halkımızın “23 Nisan Ulasal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” kutlu olsun.

Efendim bu hafta beynimde o kadar çok konu var ki, sizlerle paylaşmak istediğim.

Ancak bir kaçı üzerine değinebileceğim.

***

Geçtiğimiz hafta içinde ülkemiz açısından iki önemli organizasyon vardı.

Biri “Sivil Savunma Tatbikatı”

Bir diğeri ise “Çevre Kongresi”

***

Bu iki organizasyon arasında öyle bir bağlantı var ki şüphesiz toplumun her kesimini ilgilendiriyor.

Yani bu iki konu o kadar üst düzeyde ki bunun içine ne siyaset, ne ticari çıkar ne de kişisel çıkarları koyabilirsiniz.

Ayrıca duyarsız da kalamazsınız.

Ancak ve ancak “ben bu konuda ne yapabilirim” şeklinde suallerle kendinizi sorgulayabilirsiniz.

Diyeceğim o ki “Siz bu işlerin içindesiniz, hem de çıkarsız.”

Peki bu bağ ne?

Açıklayayım...

***

Çevremizi öyle hunharca katlediyoruz ki

Sivil savunmanın önemi doğal olarak yükseliyor.

Bu noktada üzücü olan.

Bizler çevremizi bu umarsamazlık ile katlettikçe, kendimize savunma mekanizmaları oluşturmak durumunda kalıyor olmamız.

İş bu noktaya kadar geldi.

Bizlerde biliyoruz böyle bir çevre felaketinin başımıza işler açacağını.

Saldırdığımız şey elbet tepkisiz kalmayacak.

Yani bu işin içinde bir intikam güdüsü olacak.

Bizden intikam almak isteyen ticari rakibimiz, siyasi rakibimiz, komşumuz Ahmet efendi falan değil.

Çok daha güçlü.

Hatta bizim hayalimizden de güçlü.

“Doğa Ana”

Peki bizim ne haddimize.

Böylesine güçlü bir düşman ediniyoruz kendimize.

Nedir bizi böylesine cesur kılan “öz güvenin” kaynağı.

Hiç bir şey.

***

Bizler sadece kendini düşünen yaratıklarız.

Doğada böylesine bencil başka bir yaratık yok.

Hal böyle olunca.

Yukarıda bahsettiğim, kendimiz için oluşturduğumuz savunma mekanizmaları ne kadar etkili olabilir ki?

İşte tam da bu yüzden, en başta söylediğim iki önemli organizasyonun aynı anda olması bir anlam taşıyor.

***

Çevre konusunda politikalar üretmezsek.

Siyasiler ve çevre örgütleri bu konuda bir şeyler yapmazsa.

Hafta içinde canlı olarak tanık olduğum Sivil Savunma Teşkilatının o başarılı tatbikatı bir anlam ifade etmezdi.

Bu noktada da üzücü olan husus.

Böylesine önemli olan bir konuda birilerinin çevreyi katledenlere karşı önlemler almaya çalışmasıdır.

Yani çevre insanoğluna, belirli kurallar olmadan emanet edilemeyecek noktaya gelmiştir.

Ne kadar aşağılayıcı.

Ne kadar üzücü.

Ancak bir o kadar da gerçek.

İşte bu yüzden “Geleceğin Karbonmonoksit (CO) Yöneticileri” diyorum.

Geleceğimiz olarak baktığımız, bunu hepimizden çok daha fazla önemseyen Ulu Önder Atatürk’ün evlatlarımıza armağan ettiği bu çok önemli günde “23 Nisan Ulasal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nda düşünmenizi istediğim tek şey bu.

Evlatlarımıza,torunlarımıza, geleceğimize böyle bir çevremi bırakacağız?

Onlar bunu mu hak ediyor?

Ne kadar kötü bir miras...

24 NİSAN

Basından takip ettiğim kadarı ile bir organizasyon varmış.

Ne güzel!

Hatta yine basından takip ettiğim kadarı ile bu organizasyon öyle kutsal bir organizasyon ki kimi medya kuruluşları bu konuda en ufak zıt yönde eleştriye bile tahammül edemiyor.

Oysa o kuruluşlar demokrasinin getirileri ile yayın hayatına devam ediyor.

Ama aynı hassasiyeti en ufak bir eleştriye karşı gösteremiyorlar.

Ne üzücü.

Bir de artık çok sıkıldığım, anlamından çok uzaklaştırlan bir terim ile toplumu bölme aşamasına getirilen ve artık bayatlamış sakız edasıyla sürekli telefuz edilen “statükocu” terimi ile -onların anlayışı ile- suçlanıyorlar.

Yani bu, anlamından çok uzaklaştırlılmış terim, birilerini suçlamak için kullanılmaya başlandı.

Ne kadar basit.

Bu anlayışın tabiri ile bir “statükocu” olarak şunu söylemek istiyorum.

Arkadaşlar neden tanınmadığımız için bir şeyler yapmıyorsunuz.

Aynı hassasiyeti, tanınmadığımız ve bize karşı yapılan haksızlıklara karşı göstersek bazı şeyler çok daha kolay olurdu.

En azından toplum aynı zeminde buluşur.

Birilerinin siyasi çıkarları için birileri kullanılmazdı.

Ama bu konuda kullanılanlar mutlu ise yapabileceğim veya söyleceğim bir şey yok.

Tek söyleyeceğim.

Gelin arkadaşlar hep birlikte yapalım.

Hatta rutin hale getirelim.

Her ay belirli günlerde gösteri yapalım organizasyonlarda buluşalım.

Ama hepbirlikte yapalım.

Siyasi malzeme olmayalım.

Ve unutmayalım.

Ancak birlik olursak, dik olursak ve toplumsal sorunlarımıza, bize yapılan haksızlıklara hepbirlikte cevap verirsek; Siyasetçilerimiz, iş adamlarımız, sporcularımız vs. işini kolaylaştırırız.

Yoksa böyle uyduruk, suni oluşturulan günün koşullarına uygun etkinliklerle, ancak birilerinin çıkarlarına hizmet ederiz.

Cem KAR

Kaynak sayfayı görüntüle ↗