BİZ BU FİLMİ GÖRMÜŞTÜK!
Batı diplomasisi basma-kalıp politikalarından artık vazgeçmelidir.
Çünkü, cümleten farkındalık sınırlarını aşmış bulunmakta olduğumuz açık ve net ortadadır. AB bizleri öyle bir hale sokmuş durumddır ki artık taktik- maktik bize işlememektedir.
Rumların çıkarlarını korumak adına her yolu mubah sayan ve kafalarını çalıştırıp öneriler ortaya koyan AB yetkililerini, zeka ve mantık kuralları çerçevesinde daha akılcı taktik bulmaya davet ediyorum.
Aksi halde;Rumların maskarası haline gelen AB’li yöneticilerin, -zaten şüphe duyduğum- akıl sağlıkları hakkında endişelerimin arttığını söylemeliyim.
***
Bugün gazetelerde Fransa ve Almanya’nın Türkiye ile ilgili düşüncelerini okuyacaksınız.
O ülkelerin yöneticilerinin sözleri belki canınızı sıkacak veya gülüp geçeceksiniz.
Ben gülüp geçenlerdenim.
Neden mi?
Çünkü ne zaman bu şekilde bir şey dayatmaya kalksalar, ardından daha ağır dayatmalar olabilir havası yaratan açıklamalar yapıyorlar.Neticede siz ilk dayattıklarına razı olmanın akıllıca olacağı düşüncesine kapılıyorsunuz.
Tabii biz artık yemiyoruz bunları ama onlar bu taktiği kullanmaya devam ediyorlar.
Fakat bu taktikleri;Rum/Yunan ikilisinin dahada fazla şımarmasına yol açıyor;..
Tüm bu gelişmeler yaşanırken aklımın bir köşesinde hep şu var;Türkiye “alın AB’nizi başınıza çalın.” der ve sonrasında KKTC ile tam birleşmeyi sağlarsa ne olacak?
Hani olmaz ya böyle bir şey oldu diyelim;o zaman ne olacak?
AB, KKTC’ni, burada yaşayan halkı ve siyasi otariteyi yok sayarak;Rumları tüm adayı temsilen içine aldı değil mi?
Türkiye’nin bu tavrından sonra AB “benim topraklarımda bunu yapamazsın” diyerek savaş mı ilan edecek?
Peki ya şımarma sınırlarını iyice zorlayan ve küçük beyinlerinde “Türkiyeyi sıkıştırdık, şimdi sıra istediklerimizi almakta…” diye geçiren Rum/Yunan ve aynı düşünceyi paylaşan diğer devletler ne yapacak?
*
Neyse bunu bir kenara bırakalım ve son 2,3 yılı gözden geçirelim.
AB, Rumları tüm adayı temsilen içine aldı;peki ya sonuçları?
Açık ve net ortada olan bir gerçek var ki o da AB’nin hata yaptığı gerçeği.
Ancak burada da bir başka soru var:
AB bu yaptığının hata olduğunu, sonuçların böyle olacağını bilmiyormuydu?
Elbette biliyordu ve bu noktada “AB hata yaptı şimdi bunu düzeltmeye çalışıyor!”, “AB hatasını bize ödetiyor” vs gibi yorumlar ile Rum/Yunan ikilisinin planlı bir şekilde ilerlettiği AB destekli enosis idealini gözden kaçırmamalıyız.
Ayrıca; AB dediğiniz tek dişi kalmış canavar, daha dün kendi içinde yaşanan katliama gıkını çıkarmadı.
AB’nin göbeğinde Sırp katiller, yüzlerce Bosnalıyı katletti.
Unutmayalım!
*
Hal böyleyken aynı AB;Rumların Türk düşmanlığını görmemezlikten gelerek, Kıbrıs da çözümü, birleşmede görüyor.
Yarın burada;birleşmeye dayalı bir çözüm neticesinde, kaos ortamı olacağını, Rumlar ile Türklerin birbirine gireceğini, AB bilmiyor mu?
Bilmez olur mu?
Herhalde o kadar onlarında kafası çalışıyordur.
Peki böyle bir durumda, daha once ki icraatları malum olan AB, sizce de hiç istemediğimiz bu savaş ortamına, seyirci mi kalacak yoksa müdahale mi edecek?
Şimdiden ön sıralarda yer ayırttıklarından eminim.
Bu sözlerim sonrasında beni “komplo teorisi” üretmek ile suçlayanlarınız olacaktır.
Hatta “işte statükocu” “işte ….cı” vs gibi, saçma-sapan tespit yapanlarınız olacaktır;olsunlar…
Ben müneccim veya falcı değilim, sadece -aklımca- durum tespiti yapmaya çalışan birisiyim.
Bu yazdıklarıma katılırsınız veya katılmazsınız;benim için pek bir önemi yok!
Benim için önemli olan;son 2,3 yılı şöyle bir gözden geçirmenizdir.
Gerçek yüzleri görmeniz ve aldatmacalara kapılmamanız burada çok önemli…
Sizde bir durum tespiti yapın, farkında olun, farkında olun ki aynı filmi gördüğünüzde “biz bu filmi görmüştük” diyebilin.
Çarşamba günü görüşmek üzere;saygılarımla…