Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı

YETER ARTIK!

Yeter Artık! (Yayın Tarihi:23 Mart 2007) Sıkıntı belirtisidir, ‘yeter artık!’ demek. Büyük bir buhranın etkisidir, kimi zaman. Neyse hadi biz biraz “şeytanın avukatlığını” yapalım! *** Cumhurbaşkanımız…

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Yeter

Artık!

(Yayın

Tarihi:23 Mart 2007)

Sıkıntı belirtisidir,

‘yeter artık!’ demek.

Büyük bir buhranın

etkisidir, kimi zaman.

Neyse hadi biz biraz

“şeytanın avukatlığını” yapalım!

***

Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz

gün Rum yönetimi için ‘Yeter Artık!’ dedi.

İyi dedi, hoş dedi de,

acaba bu sözü söylemek çok mu basit?

Bu konuya geçmeden önce,

sözün söylendiği güne dikkat kesilelim.

Türkiye ve KKTC basını,

siyasi arena, sivil toplum kuruluşları ve halk, hop oturup hop kalkarak, tek bir konuyu konuşurken, Cumhurbaşkanı bu sözü söyledi.

Konuşulan konuysa:

‘Tokalaşma Krizi’ diye geçen ve artık herkesin bilgisinde olan olaydı.

Cumhurbaşkanı neden ‘Yeter

Artık’ dedi?

Ya da nasıl dedi?

Talat: “Güney Kıbrıs Rum

Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un Kıbrıs Türk tarafına öneri yaptığı ve reddedildiği açıklamasının Direkt Ticaret Tüzüğü’nü etkisiz kılmaya yönelik bir manipülasyon olduğunu ve Papadopulos’u önerisinin içeriğini açıklamaya ve Rum liderin son açıklamasında belirttiği gibi “komiteler toplandıktan sonra bir hafta beklemeye” gerek kalmadan derhal görüşmeye başlanması için çağrı yaptığını” söylemişti.

Evet, Rum tarafının

tavırları, çözüm için çok istekli olan ve hatta çözüm kelimesi ile şu an ki mevkii de bulunan Cumhurbaşkanımızı bile bezdirdi; bunun yanında, birçok gazete bu olayı “Yeter Artık” manşetiyle duyurdu!

Acaba “Cumhurbaşkanı

gerçektende Rum yönetimi için mi ‘Yeter Artık!’” dedi, ya da soruyu şöyle soralım “Cumhurbaşkanına ‘Yeter Artık!’ dedirten olay ne?”

Hadi biraz şeytanın

avukatlığını yapalım ve soruları çoğaltalım: “Yahu, KKTC halkına çözüm için o kadar söz verdik, Denktaş’ı o kadar eleştirdik, ama bu Papadopulos yüzünden biz de çözüme ulaşamıyoruz… Yeter Artık!”

düşüncesi hep aklında mı?

Tokalaşma krizi,

Cumhurbaşkanını bu noktaya getirmiş olabilir mi?

İstiklal Marşı okumaktan

veya Saygı Duruşunda bulunmaktan, pek de haz almayan bir partiden gelen Cumhurbaşkanı, bu konuda söz konusu partiye yapılan eleştirilere ‘Yeter Artık!’ demiş olabilir mi?

Ada da ki çözümsüzlüğün

bu tip tartışmalara yol açtığına inanarak, Rum yönetimine kızan Cumhurbaşkanı, bu sinirle “Ulen… Tüm bunların nedeni Rum yönetiminin çözümsüzlük politikasından kaynaklanıyor. Lanet olsun.

‘Yeter Artık’” düşüncesinden kaynaklanıyor olabilir mi?

“Dur bakalım sen dur…

Ben şunlara bi ‘Yeter Artık!’ diyimde, iki ayakları bir popuca girsin, bakalım o zaman ne yapacaklar” şeklinde bir fikri olabilir mi?

……………………………….(Bu soruyu

size bırakıyorum.)

*

İşin muzipliği bir yana,

‘Yeter Artık!’ demenin de bir sorumluluğu vardır.

Devamlılık gerektirir.

Zaten, anlam bakımından da

“madem öyle, işte böyle” fikrini vurgular.

Arkası gelecek demektir

yani.

Sağlam durmayı gerektirir!

Her şey bir yana, bu sözü

söylemek, sınırların aşıldığını belirtir.

Söylendiği takdirde,

söyleyenin bir sonra ki hareketinin son ve kesin sonuç içeren hareket olacağını ortaya koyar.

Aksi hareketler, yani “aynı

tas, aynı hamam” tarzı girişimler kişilik sorgusuna yol açar ki, sonuçları hoş değildir.

Yani bu sözü söylemek

sorumluluk ve kararlılık gerektirir.

Söyleyene duyurulur…

Pazartesi günü görüşmek

üzere… Trafikte saygılı olun!

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗