Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Çok okunanlar

Yalan Rüzgarı

Cem Kar yazı arşivi simgesi

YALAN RÜZGARI

(Yayın Tarihi:7 Temmuz 2006)

Ben

artık bu topraklarda yaşayan bir birey olarak vaad dinlemek istemiyorum.

AB,ABD ve BM’den gelen açıklamalar benim için inanırlılığını yitirdi.

Başka

şeyler ile ilgileniyorum artık.

Onların açıklamalarının yerine Romanlar okuyorum.

Daha

inandırıcı geliyor.

Bazen

canım sıkılırsa Brezilya Dizisi seğretmek istersem -hani o serial haline gelen ve hiç sonu olmayan diziler- yerine Haberleri seğrediyorum.

Haberlerde onların açıklamaları bana o dizileri hatırlatıyor.

Ama hep

en heyecanlı yerde bitiyor.

Tam

izolasyonları kaldırıyoruz diyecekler.

Orada

haberler bitiyor bu sefer sabırsızlıkla ertesi günü bekliyorum, belki umutsuzca.

İşten

eve bir hevesle gidiyorum.

Koltuğuma oturuyorum.

Başlıyorum Pembe Dizilerimi (Haberleri) izlemeye.

Eşim

bana kızıyor “Heveslenme Cem bugün de bitmez” diye.

Ama ben

umursamıyorum onu.

İnanıyorum bitecek diye.

Sonra

Aktör&Aktristler çıkmaya başlıyor.

AB,ABD

ve BM’nin en ünlü Aktör&Aktristlerini seğrediyorum.

Tam

izolasyonları kaldırıyoruz diyecekler.

Orada

haberler bitiyor.

Yani

hiçbir zaman son olmuyor.

Bir nevi

Yalan Rüzgarı…

SORU ve CEVAP

Geçtiğimiz günlerde bir mimarımız Rum tarafında Tutuklandı ve bu yazı kaleme alındığı sıralarda tutukluluğu devam ediyordu.

Soru:

Neden?

Cevap:

Çünkü o bir mimar.

Soru:

Mimar olmak suçmu?

Cevap:

Eğer Türk ise ve Rum tarafına iş yapıyorsa suç.

Soru:

Nasıl yani?

Cevap:

Nasılı yok.Hem Türk olacan.Hemde mimar olacan.Bununla yetinmeyecen Rum tarafında işçilik dışı bir iş yapacan.Olmaz öyle şey…

Soru:

Devletimiz sahip çıkmıyor mu peki

Cevap:

Elbette çıkıyor.

Bize Rum

tarafına geçerken dikkatli olmamızı öneriyor.

Soru:

Başka bir şey yapılamıyor mu?

Cevap:

Ancak Birleşmiş Milletler Barış Gücü nezdinde protestoda bulunabiliniyor.1963’ü düşünürsek bu çözüm değil.Bugünde bu protestolar yapılıyor ve yine tarih tekerrür ediyor.Gündemlerinde farklı bir tepki koyma yok.

Soru:

Aklıma bir soru daha geldi.

Cevap:

Tamam sor.

Soru:

Peki ya Annan planında her iki taraftan da evet çıksaydı ve biz birleşseydik o zaman ne olacaktı?

Cevap:

Göründüğü kadarıyla şimdiki gibi olacaktı.Onların gözünde Türkler işçi kendileri patron.Aksi düşünülemez.Hatta daha kötüsü olabilirdi.Sana hatırlatmak istemiyorum ama 1963 olayları tekrar yaşanabilirdi.

Soru:

Tamamda geçen gün yapılan Anket sonuçlarına göre Halkın %55’i Annan Planı Temelinde çözüme hala “EVET” diyor.

Cevap:

…………………………………………..

YARARLI GÖRÜŞME!

Son bir

kaç haftadır Kıbrıs konusunda bir hareketlenme olduğunu farketmiş olmalısınız.

Görüşmelerde bulunanlar ve haricinde olan herkes bu görüşmelerin yararlı olduğunu söylüyor.

İşin

ilginç yanıda burada zaten.

Gerçi

görüşmeler elbette yararlıdır.

Yani

görüşmek, konuşmak yararlıdır.

Fakat

görüşme neticesi bu noktada belirleyicidir.

Yani siz

birileri ile görüşürsünüz ve bazı sorunları aşma yolunda adımlar atmaya çalışırsınız.

Eğer bu

adımlar olmuyorsa bu görüşmelere yararlı demek ne kadar mantıklı bilemiyorum.

YENİ BAŞKAN’dan RİCA

Son

günlerde gazetemezin ve ülkemizin güzide yazarlarından Ali TEKMAN ve dünde Taner GÖNÜL Lefkoşa’nın son yıllarda 20 Temmuz’u bayraksız ve buruk geçirdiklerini dile getirdiler tamamıyla katılıyorum.

Ayrıca

bugün (dün) bir sohbette geçti: 20 Temmuz’da neden büyük bir organizasyon ile dünyaca ünlü bir müzisyeni ülkemize davet etmiyoruz.

Düşünsenize…

Harika

olmazmıydı?

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗