Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı

UÇUK KAÇIK FİKİRLER

Cem Kar yazı arşivi simgesi

UÇUK KAÇIK FİKİRLER

(Yayın Tarihi:9 Şubat 2007)

Pet şişelerle kuraklığı önleyeceğiz.

Posterlerle KKTC’yi

tanıtacağız.

‘Popilizm’ yapmakla

suçlanan belediye başkanlarının, yönetmekte olduğu bölgelerde eziyet çekeceğiz.

***

Başbakan tarafından

yayınlanacak bir genelgeyle devlet daireleri, resmi daireler ve yarı resmi kurum ve kuruluşlarda, tuvaletlerdeki sifonların içerisine 1 litrelik pet şişe konarak daha az su harcanması sağlanacak.

Ne güzel!

Neden bugüne kadar bunu

düşünemedik ki?

Kuraklık sorunumuzu ortadan

kaldıracak böylesine önemli bir ayrıntıyı nasıl atlarız?

Tasarruf önemli tabi.

Ama burada bir sorun var!

Tıpkı ülkeye getirilen

gaz-yağı ile çalışan sobalarda olduğu gibi…

Sobaların ülkemize

getirilmesinin sebebi enerji tasarrufu.

Bu sobaların sosyal yardım

alanlara dağıtılacağı açıklandı.

Demek ki ülkemizde

yürütülen tasarruf tedbirleri sadece ve sadece sosyal yardım alanlar için geçerli.

Yani dar kesimli aileler

enerji tasarrufu yapacak, diğerleri tasarruf edilen elektiriği vs.

kafalarına göre kullanacak.

Şimdi de bazı kurum ve

kuruluşlar, su için tasarruf tedbiri uygulayacak, diğerleri suyu kafalarına göre kullanacak.

Elbette sözünü ettiğim

şekilde bir amaç için bunlar yapılmıyordur;umarım.

Ama olayın bir de bu boyutu

var ve gözden kaçıyor!

Neden mi gözden kaçıyor?

Az sonra neden gözen

kaçtığını anlatacağım.

*

Posterlerle ülkemizin

tanıtılması konusunda, atağa kalkıldığı yazıldı-çizildi basında…

Peki ülkemizi sadece neden

Londra da tanıtıyoruz?

Bu şekilde mi ülke tanıtımı

oluyor?

‘Atak’ bu mu?

Ayrıca neden doğa

güzelliklerimizi anlatan afişleri kullanıyoruz ki?

Ülkemiz de doğal

güzelliklere göre, Turizm politikaları ne zamandır yürütülüyor?

Ülkemizde faaliyette olan

oteller vs. doğal güzelliklere göre mi iş yapıyorlar, yoksa kumarhaneler mi ön planda?

Daha önceleri de Londra da

bu şekilde tanıtımlar olmamış mıydı?

Ne katkısını gördük?

Bu şekilde girişimde

bulunanları demorilize etmek istemem ama sizce de bu, şişirme bir haber ve/veya faaliyet değil mi?

Neden mi böyle şişirme

işler yapılıyor?

Az sonra neden

yapıldığını anlatacağım.

*

Belediyeler birliği adı

altında ‘bir grup belediye başkanı’, geçtiğimiz günlerde sorunlarını basınla, siyasi parti temsilcileri ile paylaştı.

Eylem planı ortaya koydular.

Bu bir grup belediye

başkanları içerisinde hükümette olan partiye mensup kimse yoktu!

Bu bir grup belediye

başkanının sözünü ettiği sorunlar, gördüğümüz yaşadığımız kadarıyla, söz konusu partiye mensup başkanlar içinde geçerliydi aslında.

Peki bu söz konusu partiye

mensup başkanlar neden diğer belediye başkanları ile ortak hareket etmedi?

Neden müşterek olarak

yaşadıkları sorunları, ortak hareket ederek ortaya koymadılar?

Neden?

Az sonra neden ortak

hareket etmediklerini anlatacağım.

*

Öncelikle çok sevdiğim bir

söze dikkatinize çekmek istiyorum:

“Bir insanın fikri ne

ise, zikri de o dur.”

Bu hatırlatmadan sonra ‘az

sonra’ diye sözünü ettiğim tespitlere geçelim ve işe öncelikle tasarruf konusundan başlayalım…

Tasarruf konusunda

yapılanlar gördüğümüz kadarıyla (başlıkta da belirttiğim gibi) uçuk kaçık fikirlerin meyvesi olsa gerek.

Ve bu şekilde alınan

önlemler ile yapılan tasarrufun, kimseye faydası olmayacaktır.

Bir örnekle açıklamaya

çalışayım:Bir şirkette tasarruf tedbirleri alındığı zaman, o şirkette çalışan herkes bu tedbirlere uymak zorundadır.

Söz konusu tedbirler bir

ülke için geçerli olduğunda ise, o ülkede yaşayan herkesi kapsayan tedbirler alınmalıdır.Ayrıca bilimsel çalışmalarla da desteklenmelidir.

Aksi halde akla başka

şeyler geliyor:Devlet dairelerinde insanlar çok mu tuvalate gidiyor vs.gibi.

Oysa hükümetimiz tasarruf

tedbirleri adı altında, sadece belli kesimleri tasarruf yapmaya davet ediyor.

Soba, ampul, pet şişe

ile alınmaya çalışılan önlemler, sadece belli kesimleri hedef almasından öte komik bir durumu ve fikir ve zikir meselesini de ortaya koyuyor.

Gelelim posterlerle ülke

tanıtımı atağına!

Aslında bugün sadece bu

olayı işleyecektim.

Çünkü bu konuda benimde

‘uçuk kaçık’ bir fikrim var.

Bana göre ülkemizde ki

doğal güzellikleri yansıtan fotoğraflar yerine:Rumların KKTC’nin varlığını yok sayan açıklamalarının yanına KKTC haritasını, yönetim şeklini, nüfusunu, KKTC hakkında bilgileri yazıp, altına da ‘hahahaha’ ibareleri ile sempatik ve ilgi çekici yöntemlerle daha etkili bir tanıtım yapabiliriz düşüncesindeyim.

En azından bu daha önce

yapılmamış bir uygulama olurdu.

Neyse, bu poster asma işini,

şişirme işler diye nitelendirmemin sebebi:’Turizm bakanlığı çalışıyor’ imajını yansıtmak adına yapıldığı düşüncesinden kaynaklanıyor.

Aksi halde atak diye

nitelendirilen bu eylem sadece Londra’yı kapsamazdı…

Kısacası burada da yine

fikir ve zikir meselesi karşımıza çıkıyor.

Ve belediyeler konusu…

Belediyeler konusunda az

önce nitelendirdiğim ‘bir grup belediye başkanı’nın’ amacını bilemem.

Siyasi bir nedenle mi bir

araya geldiler, neler yaptılar, neler ettiler, bilemem.

Benim bildiğim, ülkemizde

ki belediyelerin içler acısı halidir.

Geçtiğimiz günde kaleme

aldım;ciddi-ciddi sorunlarımız var ve sanırım bu sorunların sebebi maddi sıkıntılar.

Ve bu anladığım kadarıyla,

sadece belli başlı belediyeleri kapsayan bir sorun değil…

Mahallelerimizin,

sokaklarımızın, şehirlerimizin içler acısı durumu gün gibi ortadayken, aksini iddia etmek saflık olurdu zaten.

Ancak görünen o ki, bu

konuda bir şeyler yapılmaya kalkıldığında dahi, zemin hep siyasi oluyor.

Sonra suçlamalar alıyor

başını gidiyor.

Konu siyasi olunca da

yandaşlık gerçeklerin ötesine geçiyor ve herkesin sorunu sadece bazılarının sorunu oluyor.

Neticede müşterek

yaşanan sorunlar, siyasi hiyeraşinin altında eziliyor.

Aslında ezilenler bu

düzende hep halk oluyor…

Fikir ve zikir meselesi de

tam da bu noktada ortaya çıkıyor.

Birileri bu suçlamalar

içerisinde, birilerini bazı kelimeler ile itham ediyor.

Ve ortaya siyasi litaratür

de çok popüler olan bir kelime çıkıyor:

Popülizm…

Ancak tüm bu suçlamalarda

edilen lafların ve uygulamaların ortaya çıkardığı gerçek tek oluyor: “Bir insanın fikri ne ise, zikri de o dur.”

Tıpkı tasarruf da,

Londra’ya asılan posterlerde vs. olduğu gibi.

Popülizmi her yerde

görüyoruz.

Pazartesi günü görüşmek

üzere…Trafikte saygılı olun!

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗