Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Erk: Yasaklama abartılı

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Dün Azerbaycan’dan gelen bir mektubu yayınlamış ve CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk ve heyetine yönelik eleştirilere yer vermiştim. Sayın Erk açıklama gönderdi. Aynen yayınlıyorum.

“Sn. Cem Kar,

Bu yazıyı benimle paylaştığınız ve görüşlerimi istediğiniz için teşekkür ediyorum. Konuyla ilgili olarak daha sonra daha geniş açıklamaları kamu oyumuza yapacağım ancak kısa bazı bilgileri de sizinle paylaşmakta da yarar vardır. Azeri kardeşlerimizin duygularını gayet iyi anlıyorum, empati de kurabiliyorum. Ancak, bazı olaylara tepkileri duygusallıktan uzak ve bilgilere sahip olarak yapmakta yarar var. Katıldığım paneller dizisini, İngiltere merkezli, dünyanın birçok çatışmalı bölgelerinde barış için benzeri çalışmaları yapan ve dünyada itibarı olan bir örgüt düzenledi. Bu örgüt, bu ‘hassas’ programın uygulanmasında ilgili muhatapların bilgilendirildiğini, onların onayının ve gerekli olan tüm izinlerin alındığını, şüphe kaldırmaz bir açıklıkla bize anlattı, bizimle paylaştı. Dolayısıyla, Azerbaycan’ın “icazesi olmadan” yorumu ve “Baku’nun izni ile yapmadılar” yaklaşımı doğru bir bilgiye dayanmıyor.

Kıbrıs’ta, etnik kökeni ne olursa olsun, çok acılar yaşandı; acıları da hep halklar, emekçiler, normal yurttaşlar yaşadı. Azeri – Ermeni sorununun nedeni olan Dağlık Karabağ’da da, etnik kökeni ne olursa olsun, çok acılar yaşandı, acıları orda da hep halklar, emekciler, normal yurttaşlar yaşadı. Şu anda Kıbrıs’ta ekonomik durum nispeten iyidir, ancak Azerbaycan’da, Ermenistan’da ve Dağlık Karabağ’da halklar fukaralık yaşıyor, emekciler emeklerinin değerini alamıyor, işsizlik var… Doğal gaz zengini olan ve üç milyar dolarlık savunma bütcesi ile her türlü silahlanmaya büyük paralar harcayan, köprülerini granit taşıyla süsleyen Azerbaycan’da emekciler fakirlik yaşıyor, aylık gelir ortalama beşyüz doları bulmuyor. Ermenistan daha iyi değil… Dağlık Karabağ’da şu anda yaşayan Ermeniler ise, o soğuk ve karlı iklim kuşağında tavanı oluklu saçla örtülmüş evlerde, odunla ısınmaya çalışıyor, sınır köylerinde yaşam ise fukaralık sınırı gerisinde… Bunların tek sebebi var… Halkar, çatışma ve savaş kurbanı, uzayan çözümsüzlüğün ve olmayan barışın kurbanı… Ve halklar barış istiyor; onlar barışı ve daha iyi yaşam koşullarını hakediyor. Statükodan şikayetci olmayan yönetenler, her ne kadar da savaş tehdti yapıyorlarsa da, halklarının barış arzusunu görüyor ve çözüm arıyor. İşte bu noktada tıkanıklık var, tarafların güttüğü çözüm politikarı ve yaklaşımları, henüz halklarının barış ihtiyacına itibar eden bir nitelikte ve çözümü sağlayacak düzeyde değil. Benzeri aşamalardan geçen bir Kıbrıslı Türk olarak, kendi deneyimlerimi Kafkasların bu hassas bölgesinin çilekeş ve onurlu halklarıyla ve onları yönetenlerle paylaşmak, dünya barışına katkı koymak onur duyacağım bir olaydır. Barış için kendi ülkemde rejimlere teslim olmadım, dünya barışına katkı koymak için de hiç bir rejime teslim olacak değilim… Barış, halkların hakkı ve özlemidir; enternasyonalist, devrimci ve özgürlükcü sosyalist bir kişi olarak da barış çabalarımı hiçbir rejimin tehditine teslim edecek değilim.

Benim yaptığım çalışmalar, Azeri ve Ermeni halklarının kendi coğrafyalarında barış ve iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşamalarının gerçekleşmesine katkı idi. Azerbaycan halkının sırtına hançer saplamadım, Ermenistan halkının sırtına da hançer saplamadım; halklarla enternasyonalist dayanışma içinde kendi deneyim ve bilgilerimi paylaştım. Benim yaşadığım acıları aynen Azeri ve Ermeni halklarının da yaşadığını gördüm; kan, gözyaşı, can ve mal kaybı, göçler… Aşırı milliyetcilik, saldırganlık… Ve bunların üstünden beslenen kesimler…

Azerbaycan’nın Kıbrıslı Türklerle ilişkilerine gelince, iyi niyetli yaklaşımları takdir ettik. Can Azerbaycan halkının kardeşliğinden kuşkumuz olmadı. Ancak, Baku – Ercan uçak seferi bir defa oldu, o da tam olmadı ve hüsranda kaldı. Baku’daki temsilciliğimiz diplomatik bir misyon olamadı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası temsilciliği olarak orda ve her resmi törene de davet edilmiyor… Nedeni de can Azerbaycan halkını yönetenlerin Kıbrıslı Rumlardan çekinceleri… Hem onlardan çekinerek Kıbrıslı Türklerle resmen ilişki kurulmayacak, hem de Kıbrıslı Türklerin Azerbaycan halkının barış hakkı ve özlemine yapacağı katkı girişimi tehdit edilecek?!… Bu bana yapılanı, Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklere karşı yapıyor. KKTC’yi ziyaret etmek isteyen ve KKTC Cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri ile görüşmek isteyenlere Kıbrıslı Rumların yaptığı caydırıcı tehditler, benim uluslar arası temaslarımda gündeme getirdiğim, muhataplarımın buna uymamasını istediğim, uyanları da “niye bu kadar çekiniyorsunuz?” diye eleştirdiğim bir konudur. Benim karşı olduğum bir siyasi olguyu, bana uygulandığında kabul etmem, siyasi tutarsızlık ve ilkesizlik olur.

Gerek Azerbaycan’da, gerek Ermenistan’da ve gerekse Dağlık Karabağ’da yaptığım çalışmaların, Azeri – Ermeni ilişkilerine, Dağlık Karabağ sorununa çözüm ve barış arayışlarına ve hatta Türkiye – Ermeni ilişkilerinin iyileşmesine katkı yapacağından eminim. Bu nedenle, mevcut statükoların sert kabuğunda çatlak yarattığım için, eğer Azerbaycan yöneticileri benim Azerbaycan’a girişimi yasaklanacak ise, bu kararı abartılı bulacağımı, karşı çalışmalarımı da yapacağımı, ancak Azeri ve Ermeni halkları ile barış yolunda enternasyonalist dayanışmamı sürdüreceğimi belirtmek istiyorum.

Kutlay Erk”

Hafta içinde yaşanan ve tartışılan bu konuya tarafların yaklaşımı böyle. Umarım akıllarda oluşan soru işaretleri yanıt bulmuştur. Tekrar görüşmek üzere...

Kaynak sayfayı görüntüle ↗