bulunmayı çok sevmiyorum… Fakat öyle olaylar yaşıyoruz ki insanın ‘çıldırmaması’ elde değil… Çünkü bu olaylar öncesi yazılar yazıp, ikazlar yapıyorsunuz ve yine bu ülkede bir şeyler maalesef değişmiyor…
İki ay önce, 15 Eylül 2009’da yine bu köşede ‘Yol Güven-siz-liği’ başlığı altında özetle şunları yazmıştım: “… trafikte diğer insanların yaşamları sizin elinizde olduğuna göre onların yaşama hakkına saygı göstermek zorundasınız.
Peki trafikte yaşama hakkınıza saygı göstermesi gerekenler, sadece sizinle aynı yolu paylaşan insanlar mı?
Elbette hayır!
O yolu sizin için yapanlara bu noktada çok iş düşüyor!
DEVLET YOL GÜVENLİĞİNİ, tüm vatandaşlarının yaşama hakkına saygı çerçevesinde sağlamakla yükümlü!
Bunun ne demek olduğunu şu sorularla açıklamaya çalışayım: Trafiğe çıktığınızda yollar size ne kadar güven veriyor?
Yollarda ki çukurlardan kaçmak için kaç defa kaza atlattınız?
Tehlikeli virajları dönerken, devletin güvenliğiniz için yaptığı bariyerleri görebiliyor musunuz?
Yollarda sizin güvenliğiniz için yapıldığına inandığınız bir şey görebiliyor musunuz?
AB hedefinde olduğunu söyleyen Devletinizin ‘Avrupa Yol Güvenliği Bildirgesi’nden haberi var mı?
Devletiniz sizin için yaptığı yollarda, sizce YOL GÜVENLİĞİNİZE ne kadar önem veriyor?
Soruları daha fazla çoğaltıp canınızı daha çok sıkmak istemem!
Ancak soru sorup canını sıkmak istediklerim yok değil!
Eyyy bu yolları yapan, ONAY veren sorumlular, ölümlü kazalar olduktan sonra o bölgeye gidip hiç öz eleştiri yaptınız mı?
Hiç “bu yolda … Önlemini alsaydık bu kaza olmazdı” dediniz mi?
O gece nasıl uyudunuz?
Hiç o ölümlerden kendinizi sorumlu tuttunuz mu?”
Daha iki ay önce bu satırları yazdım, bir kişi bile kalkıp “Cem bey böyle diyorsunuz ama konu şöyle” diye aramadı/arayamadı…
Ve şimdi hepimizi derinden üzen çok değerli hocamızı kaybettiğimizi öğrendiğimiz şu habere bakar mısınız?
“Lefkoşa’dan Gazimağusa istikametine doğru seyreden Prof. Dr. Fatma Esin Konanç, Korkuteli yakınlarında yönetimindeki 06 PJ 159 plakalı otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybedince yolun soluna geçerek, KORKULUKLARI OLMAYAN 4 METRELİK KÖPRÜDEN AŞAĞI DÜŞTÜ. Esin Konanç, ters dönen otomobilinin içinde can verdi.”
Bu nasıl olabilir?
Oraya o köprüyü yapıp da KORKULUKLARI KOYMAYAN KURUMU şimdi biz ne yapacağız?
Sorumlu olan ve hiçbir şekilde sorumluluk almayan o kişiler bu haberi okuduklarında nasıl uyuyabildiler?
Bu nasıl bir ülke böyle?
Düşünsenize belki de orada korkuluklar olsaydı hocamız bugün yaşıyor olacaktı.
İnanamıyorum…
SANKİ DEVLET VATANDAŞINA PUSU KURUYOR; dedim yaa çıldırmamak elde değil!
Peki şimdiden sonra bunun hesabını kim verecek?
Veya kim soracak?
Başbakan Sn. EROĞLU, konuyla ilgili bakanımız Sn. TAÇOY, çağırdınız mı bu işin sorumlularını yanınıza? Hesap sordunuz mu?
Yoksa bu cinayetlerden sorumlu tutulduğunuzun hala farkında değil misiniz?
Ne o ağır mı geldi?
Peki bu güvenliksiz yolları yapanlar yüzünden gencecik evladını, eşini, dostunu, hocasını kaybedenlerin ACISI ÇOK MU HAFİF?
Perşembe günü görüşmek ümidiyle!
Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen devletin sizin için yaptığı güvensiz yollarda çok ama çok dikkatli olun!