Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Bu halk’a yazık değil mi?

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Bir işe başlayabilmeniz için karar vermeniz gerekir.

Yani yaptığınız şeyin hemen öncesinde, aslında alınmış olan bir karar vardır.

Beyniniz artık alışılmış olan bazı faaliyetleri kendiliğinden yapar; siz karar vermediğinizi düşünseniz de bunda da kararlılık vardır…

Kararsızlık ise dünyanın en büyük lanetidir.

Karar verememek, ne yapacağını bilememek, ikililiklerle boğuşmak ciddi bir keşmekeştir.

Karar verememek kişisel bir şey gibi gözükse de bu durumdan başkaları da etkilenir; zarar görür…

Karar vermekle ilgili belki de beyhude olan bu satırların ardından ülkemizin kararlılığı üzerine bir beyin fırtınası yapalım ve konumuz çözüm olsun… Bu aradayukarıdaki sözlerimin beyhude olup olmadığını yazının sonunda değerlendirin…

Ülkemizde çözümün algılanması:

1\. Bakış: Rumlarla yürütülecek müzakereler sonucunda ulaşılacak olan yeni birleşik Kıbrıs.

2\. Bakış: Şu anki durum çözümdür. Sorun 1974’de çözülmüştür.

3\. Bakış: Çözüm KKTC’nin tanınmasıdır.

4\. Bakış: Bir sorun mu var?

(Bu arada en sevdiğim bakış açısı sonuncusudur. Tam bir “Dünya yansa umurumda değil!”, “Cehalet mutluluktur kardeşim” tavrıdır. Neyse…)

Ülkemizde çözümün algılanması bu kadar çeşitlilik gösteriyorken Cumhurbaşkanı’nın Federasyon çatısı altında birleşik Kıbrıs üzerine yürüttüğü görüşme sürecini diğer bakış açılarına sahip olan kişilerin eleştirmesi kadar doğal bir durum yok.

Zira şu günlerde yaşadıklarımızda bununla ilgili aslında…

Ancak burada bana göre çok garip bir durum var: Kıbrıs sorununun bundan 50 yıl önce başladığını düşünürsek, hala daha biz Türklerin müşterek bir zeminde buluşmamış olmasını anlamak çok güç…

Sorun hepimizin sorunu ancak çeşitli bakış açılarına sahip olmamız, sizce de sorun hakkında karar vermemizi engellemiyor mu?

Bir türlü içinden çıkamıyoruz.

Bir türlü karar veremiyoruz.

Ne yazık ki bu durumda şunu ortaya koyuyor: Birbirimiz anlamak, dinlemek ve ortak akıl yürütmek yerine, bunca yılı birbirimizi suçlamakla geçirmişiz: Sen Rumcusun.

Sen Türkiyecisin.

Çıkamıyoruz bir türlü bu kumpastan.

Beyinlerimiz engellerle dolmuş, birbirimizi görmüyor, duymuyoruz…

Önyargılarımız muhakeme yeteneğimizi köreltmiş, bizi yönetir olmuş.

Ve işin en acı verici kısmıysa, dünyanın en büyük lanetiyle, yani kararsızlığımızla yeni bir sürece giriyor olmamız.

Kıbrıs Sorunun çözümünün nasıl olacağına dair var olan kararsızlığımız hiç şüphe yok ki önümüzdeki süreçte bizi birbirimize düşürecek. Peki, bunu bugünden, bu kadar net görüyorken, neden şimdiden itibaren bu sorunumuzu halletmiyoruz?

Yoksa yıllardır bundan beslenen siyasetçilerimizin planı, önümüzdeki süreçte de bu kararsızlıktan nemalanma üzerine mi kurulu?

Bu halk’a yazık değil mi?

Salı günü görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve trafikte saygılı olun!

Kaynak sayfayı görüntüle ↗