Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Serbest Plaj Ekonomisi

Cem Kar yazı arşivi simgesi

‘Temiz plaj’ olgusunun önemini yıllar önce gittiğim “Alagadi Plajı”nda fark etmiştim.

Zira etrafımdaki karpuz kabukları ve biriken çöplerle güneşlenmek hiç zevkli değildi benim için! Bunun yanında arabama sığdırmaya çalıştığım şemsiyeyi hiç saymıyorum.

Bir halk plajı olan Alagadi’nin durumu şimdilerde nasıl bilemem; ancak aynı şekilde olma olasılığının yüksek olduğunun farkındayım.

Ayrıca “Belediye o plajın temizliği ile niye ilgilenmiyor?” diye bir sorgu olayına girmeyi açıkçası hiç istemiyorum...

Çünkü bu ülkede neyi eleştirseniz, konuyla ilgili makamdan gelen yanıt ‘yetki karmaşası’ oluyor. Kimse yetkili olup olmamayı bir kenara bırakamıyor. Kimse “burada bir sorun var, benimle birlikte başkalarının da yetkisi var ancak yinede, vatandaşa hizmet için bu sorunu ben çözeyim” demiyor.

Bu dememeler öyle bir noktaya ulaştı ki ülke sorun yumağı halini aldı!

Alagadi ve benzer plajların bu durumda olmasında ki etken sadece Belediyeler değil elbette! Biz vatandaşlarında büyük oranda suçu var!

Bir yandan plajların ücretli olmasını eleştirip diğer yandan ücretsiz plajları çöplük haline çevirip belediyeye suç atmak çokta samimi bir davranış biçimi değil!

O nedenle bende ücretli plajları eleştirmeden önce ücretsiz plajlarla ilgili durumu her yönüyle anlatma yolunu seçtim.

Aslında zihnimde yukarıda sözünü ettiğim unsurlar nedeniyle bir ikilem yaşadığımı belirtmeliyim.

Bir yandan “evet para veriyoruz ama en azından temiz bir plajda güneşleniyor, denize giriyoruz” derken, diğer taraftan “yahu kardeşim ne münasebet, ülkemin plajına para vermeden giremez miyim? Bunu kim engelleyebilir?” diyorum.

Plajların ücretli olması temizlik, bakım, vs açısından bakıldığında mantıklı gibi geliyor.

Fakat ülkemizde ki uygulamalara bakıldığında gayet mantıksız bir işleyiş ve başı boş bir sektör var!

Ki ben buna ‘serbest plaj ekonomisi’ diyorum.

Neden mi? Anlatayım...

Elimde şu an iki adet bilet var.

Biri “Escape Beach Club Tori Ltd.” adına hazırlanan, üzerinde (İngilizce) “Carpark, Cabin, Sunbath, Shower” yazan, numarası 126831 olan ve ederiyse 10 TL!

Diğeri “Acapulco Çağın Ltd.” adına hazırlanan, üzerinde “Duş, Tuvalet, Otopark, Şezlong, Şilte, Şemsiye ve Genel temizlik ücreti” yazan, numarası 130449 olan ve ederiyse 20 TL!

Bu iki biletten anladıklarımı yazacağım, anlamadıklarımıysa sormaya çalışacağım: • Bu tip biletlerin seri numarası “0”dan başlar. Bu mantıkla ve basit bir hesapla, benim o biletleri aldığım güne kadar Escape 1 milyon 268 bin 310 lira, Acapulco ise 2 milyon 608 bin 980 lira para kazanmış.

• Biletlerde ayrıca “K.K.T.C. Gelir ve Vergi Dairesi ‘Belge Onayı’” amblemi bulunmakta. Yani K.K.T.C. Devleti bu para alma olayını ONAYLIYOR. Oysa aynı K.K.T.C. Devletinin Anayasası’nın 38’inci maddesinde “Yurttaşların 100 metre kıyı şeridi içerisinde denize girmesi kimse tarafından engellenemez ve giriş ücrete bağlı tutunamaz” deniyor. Bu durumda Devlet bir ANAYASAL SUÇA ortaklık etmiş olmuyor mu? Yargı nerede?

• Birinde İngilizce, diğerindeyse Türkçe yazıyor. Neye göre karar verilmiş? İngilizce bilmeyen biri ne için para verdiğini nereden bilecek? Türkçe bilmeyen biri Acapulco’ya giremiyor mu? Yasak mı?

• Her iki biletteki hizmetler aşağı yukarı aynı! Ancak biri diğerinin iki katı ve nedenini biletten anlayamıyorsunuz... Neye göre bu rakamlar belirleniyor? Kim belirliyor?

Mantıksızlık ve soru çok...

Fakat maalesef yerim dar!

Sorulara siz devam edin...

Sorunların tespitini yapıp çözümsüz bırakmayacağım elbette!

Sayın Başbakanımıza bu sorunların tümünün çözümü için naçizane fikrimi belirtmek istiyorum: Girişlerde anayasamıza aykırı olarak para alınmasına DERHAL son verilmeli! Escape gibi Beach Club işletmeleri, servislerine devam etmenin yanında isterse şezlong ve şemsiye kiralayabilir. Ancak vatandaş isterse havlusunu kuma serip hiç bir ücret ödemeden ANAYASAL hakkı olan denizine girebilmeli! Çevre düzenlemesi ve temizlik gibi hizmetlerin verilmesi kaydıyla aynı yöntem “Alagadi” gibi halk plajlarında uygulanabilir.

Bu düzenlemelerle tüm plajlarımız zaten sahibi olan ve GASP edilerek elinden alınan vatandaşa tekrar geri verilmiş olacaktır.

Sayın Başbakanım umarım dikkate alır ve gerekli yerlere sorunun çözümü için yetkiyi verirsiniz... Bu sayede, hükümet olarak ortak olduğunuz bu ANAYASAL suça son verip, “serbest plaj ekonomisine” ve bu başıboşluğa son verirsiniz!

Saygılarımla...

Salı günü görüşmek ümidiyle...

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve trafikte saygılı olun!

Kaynak sayfayı görüntüle ↗