Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

“En Sevilen Kim? Denktaş mı? Tatar mı?”

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Soru basit “kim haklı?”

Cevap “cevap verenin konumuna göre karmaşık.”

Ahhh şu konumlanma!

Zaten konumlanmamız değil mi sorunlarımızı çözmeye yönelik adımlarımızı engelleyen?

Geçtiğimiz hafta bir gazetede yayınlanan çalışanların maaşları ve ek mesai ücretleriyle ilgili liste sonrasında, ülkede tartışmalar bitmek bilmiyor…

Bu tartışmalarda haliyle konumlanmayla ilgili oluyor!

Yani partizanlık veya çıkar ilişkisi ön plana çıkıyor: UBP’liler “ek mesailer konusunda Hükümet haklı, aynen destekliyorum” derken, CTP’liler “sendikalar haklı insanların maaşlarını kesiyorlar! Olur mu canım böyle bir şey” diyor. Diğer partilerse “biz anlamayık bu işlerden” diyor, sessizliği tercih ediyor!

Özel sektörde çalışanlar “ohaa be! Bu kadar maaş olur mu?Biz sürünüyoruz burada” derken, ek mesaisi, mesai arkadaşından az olan kişilerse etrafındakilere “yau sen ne zaman bu kadar mesai yaptın?” diye sorular soruyor.

Arada kalan, azınlık olan ve ‘akl-ı selim’i ön plana alan kişilerse “yau bu devlete yazık be kardeşim… Dünyada nerede görülmüş özel sektörle kamu arasındaki bu zıt dengesizlik! Olurda bu kadar olmaz ki? Çözün şu işi… Ek mesai gereken yere istihdam yapın, gereksiz verilen ücretleriyse kesin… Veya başka çözümler üretin! Ama bu tartışmalarla devlet’e yazık etmeyin…” şeklinde sözlerle kızıyor, bağırıyor çevresindekilere…

Devletin Maliye Bakanı’ysa Türkiye basınına manşet oluyor!

Ki bu manşet haberden sonra, tartışmalara artık Türk halkı da katıldı diyebiliriz…

Bakan Türkiye basınında şöyle yer alıyor: “Türkiye bizim IMF’miz ama Türkiye’den al, kamuya dağıt dönemi artık bitti. Geri adım atmayacağım” Türkiye’de ki kahvelerde dönen muhabbeti buradan duyar gibiyim: “Vay be adama helal olsun o kadar sendikayı karşısına almış ve geri adım atmayacağım diyor.” “İşte KKTC’ye böyle adamlar lazım… Bak bizim paramıza sahip çıkıyor!” “Allah-Allah bu adamlar parayı bizden alıp kamuya mı dağıtıyorlardı?”

Bu arada Türkiye’de şu an bir anket yapılsa eminim Sn. Tatar Denktaş’tan sonra en sevilen KKTC’li kişi olur.

Tüm bunlar bir yana aslında konu çok basit!

Ek mesai ücreti denen şey, işverenin çalışanını mesaisi dışında çalıştırmasına müteakip ödediği ücrettir.

Buna dayanarak, ülkemizde işveren konumundaki Devlet DİYOR ki “seni mesainin dışında çalıştırmak İSTEMİYORUM!”

Gelen yanıt ise “HAYIR biz çalışmak istiyoruz.”

Bu sefer Devlet yanıt olarak “iyide kardeşim PARAM YOK!” diyor.

Gelen yanıtsa “BİZENE! Git bul!”…

Bu kapışmaya tepki gelince Sendikalar “Hükümet bizi umursamıyor, o nedenle GREV yapıyoruz” derken, Hükümet ise “Uzlaşı aramıyorlar. Hemen GREVE gidiyorlar” diyor…

Karşılıklı suçlamalar bir anlam ifade etmiyor, arada halk mağdur oluyor…

Bu akıl dışı konuşmalara ve tartışmalara siz nasıl bir yorum getirirsiniz bilmiyorum!

Benim tek söyleyebildiğim şeyse şu dua:

“Allah’ım sen aklımı koru, bana sabır ver!”

Cuma günü görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve trafikte saygılı olun!

Kaynak sayfayı görüntüle ↗