Lefkoşa-Girne anayolunda seyir halinde, KKTC’nin en sevdiğim zamanının tadını çıkarıyorum. Yeşil tonlarının ağırlıkta olduğu bir doğa ile KKTC’de pek karşılaşamazsınız. Tam da zamanıdır bugünler; doğanın cömertçe sergilediği söz konusu renk cümbüşüyle haşır-neşir olmanın… Kaçırmamanızı önemle tavsiye ederim.
Arabamın radyosunda doğanın bu güzelliğine yaraşır şarkılar çalıyor; kendimi şanslı hissediyorum bu durum karşısında… Ne var ki bu durum çok da uzun sürmüyor. Aynı radyo frekansı siyasi bir programa geçiyor; bana göre zamansız! Nedense dikkatimi çekiyor programdaki konuşmalar…
Bir parti lideri şöyle diyor:
“…ülkemizde % 40 oranında kararsız seçmen var. Bu kararsız oylar yönlendirilebilir oylardır.”
Sözler aklıma takılıyor, “yönlendirilebilir oylar” demek, ne demek diye düşünmeye başlıyorum.
Nasıl yönlendirilebilir söz konusu % 40 diye sorguluyorum kendimi.
Yıllarca seçim görmüş biri olarak bazı sonuçlara varıyorum elbet!
İlk olarak bir siyasi figür oluşuyor kafamda; birazda karikatürize ediyorum o figürü zihnimin derinlerinde… Gülüyorum şüphesiz hallerine… Sonra o figürü televizyonda konuşturuyorum: “Eyyy vatandaş, size yol yapacağım! Yurt yapacağım! Herkesin kendine ait yatı olacak! Bırakın yatı, herkese benden ücretsiz uçak bileti! Vesaire…” diye konuşuyor, popülizmin dibine vururcasına.
Sonra “ciddi ol Cem! Oylarını almak istediğin % 40 kararsız seçmen var!” diyorum kendi kendime. Daha elle tutulur gözle görülür vaatlerde bulunması muhtemel bir siyasetçi figürü oluşuyor kafamda. Daha mantıklı konuşuyor: “Ülkemizin gerçeklerini biliyoruz. Buna uygun icraatlarımız olacak! Hemen-hemen her yerde bulabileceğiniz seçim programımızda söz konusu icraatlarımızı öğrenebilirsiniz. O programda yer alan projelerimizi kimlerin yapacağını, nasıl yapacağını bulabileceksiniz” diyor ikinci siyasi figürüm, onu ben yarattım belki ama kendi kendime “aferin bak, adam seçime hazırlanmış” demekten kendimi alamıyorum.
Acaba diğer figürüm % 40’tan pay alabilir mi diye düşünmeden edemiyorum. Diğer siyasi figürümü aslında çok severim. Başlıyor konuşmaya: “Eyyy vatandaş, bizi bilirsiniz, bizde sizi biliriz… Yaparız, ederiz, biz! Bizim logoya oy verin” diyor. Emin, rahat ve net konuşuyor… Tasvip etmesem de severim bu siyasi figürü…
Eyyy % 40 kararsız seçmen…
Sen ne yapacaksın?
Nasıl yönleneceksin?
Popülizm yapanları mı dinleyeceksin?
Yoksa araştırıp, öğrenip, hangi siyasi parti senin problemini önemsemiş ve buna uygun kadro oluşturmuş olduğuna mı bakacaksın?
Ya da “sandık başında her zaman ki logoya mı basacaksın mührünü?
Ne yapacaksın bilmiyorum…
Tek bildiğim sadece kendi geleceğin için değil, içinde yaşadığın toplum içinde tercihte bulunacağın!
Bunu unutma ve lütfen bu bilinçle hareket et!
Yani yönlendirilme!
Sen tercihinle yönlendir!
Salı günü görüşmek ümidiyle…
Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen trafikte saygılı olun!