Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Genç Pireler

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Yıllar önce düşünceler üzerinde etki yaratan, özgür düşünce ve davranışlarımızı sınırlandıran, bir nevi ‘istemsiz otokontrol mekanizması’nı geliştiren, toplumsal yargılarımızı şekillendiren vb. gibi durumların ‘farkındalığını’ sağlamaya çalışan bir yazı yazmış, bu olayı da bir deney ile anlatmaya çalışmıştım.

Günümüzde de güncelliğini koruyan bu gibi durumlar nedeniyle; toplumsal olarak farkında olmayı, hatta kişisel ‘farkındalığımı’ tekrar sorgulamak adına, sosyal bilimciler tarafından iyi bilinen bu deneyi, tekrar hatırlatmakta fayda olduğu kanısındayım.

Pire deneyi:

Bilim insanları laboratuar ortamında bir pireyi 20 cm yüksekliğinde bir cam kavanozun içine koyuyorlar ve üstünü yine cam bir kapakla kapatıyorlar. Yüksek sıcaklıkta pirenin ne yapacağından emin olan bilim insanları cam kavanozun altını ısıtmaya başlıyorlar; cam kavanoz ısındıkça pire yukarı doğru sıçrıyor ve her seferinde sebebini anlayamadığı bir nedenle yukarıda bir yerlere çarpıyor ve yere düşüyor. Pire kavanozdan dışarı çıkamıyor!

Çünkü pire yukarıda bir şey olmadığını düşünüyor, kavanozun açık olduğunu ona hissettiren şeffaf camın farkında bile değil! Belli bir süre geçtikten sonra bilim insanları kavanozun üstünde olan cam kapağı kaldırıyorlar. Aynı şekilde alttan ısıtmaya devam ediyorlar ve başlıyorlar gözlemlemeye: Pire sürekli sıçrıyor ancak dışarı çıkamıyor!

Çünkü pire hala daha yukarıda onu engelleyen görünmeyen bir engel olduğunu düşünüyor ve bu nedenle her seferinde 20 cm sıçrıyor.

Oysa pire çok rahat bir şekilde kavanozun dışına çıkma becerisi ve yeteneğine sahip; ancak daha önceki tecrübeleri ona, bunun anlamsız olduğunu hissettiriyor ve yeteneklerini unutturuyor…

Bu deney ne zaman aklıma gelse, içinde bir iş yapma hevesi olan ancak görünmeyen duvarlar örerek engellediğimiz gençler geliyor gözlerimin önüne: Hani şu korkuttuğumuz, engellediğimiz; düşünmesini istemediğimiz gençlerimiz var ya onları!

Durdurulmaktan usanmış; görüşleri belli noktalara odaklatılmış, ilgi alanları kısıtlanmış; belli kısır döngüler içinde kaybolmuş, ‘imkânsız’ kelimesiyle artık ciddi bir şekilde ‘içli-dışlı’ olmuş; ‘yeteneklerinin farkında olmadan’ yaşama itilmiş, sevgisiz ve en önemlisi saygısız bırakılmış gençlerimiz…

Hani şu sınavlara hazırladığımız; hayatını belli köşelere sıkıştırdığımız; hareket alanlarını kısıtladığımız; ‘kanı hala deli olmasına rağmen altlarına son model arabalar aldığımız’, sonra trafik kazalarından dolayı üzüldüğümüz; konuşma hakkını vermediğimiz, ardından “gençlerimiz hiçbir şeyle ilgilenmiyor” diye yakındığımız gençler…

…

Onlar geldi gözlerimin önüne; onları anımsadım tekrardan… Sonra farkına varmanın aslında ne kadar zor olduğunu, alışılmışlıkların değişmesinin ‘farkında olmakla’ ilgili olduğunu düşündüm…

Oluşturulan yargıların nasılda düşünmenin önüne geçtiğini fark ettim; bu yargıların yetenekleri köreltme de ki kabiliyeti ürküttü beni!

Her şeye rağmen “acaba farkına varanlar var mı?” diye sorguladım kendimi...

Vardır diye düşündüm; farkında olanlara sevindim sebepsiz!

Gerçekten, acaba aralarında farkında olanlar var mı?

Bu sorudandır yazdıklarım!

Zira “belki birileri okur ve yeteneklerinin, düşündüklerinden daha fazla olduğunu anlar” diye düşündüm…

Yeteneklerinin farkında olan bir toplumda görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen trafikte saygılı olun!

Not: “Cam kapağı koyanlar kim?” sorusunun yanıtı yine sizde! Kendinize “Kim benim düşünmemi ve yeteneklerimin farkına varmamı istemiyor?” sorusunu sorun!

Kaynak sayfayı görüntüle ↗