Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Star Kıbrıs

Çözüm Talat’ın Elinde!

Cem Kar yazı arşivi simgesi

Akel’in çiçeği burnunda Genel Sekreteri Kiprianu geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak “2009 yılında çözüm olmasının Talat’a bağlı olduğunu” savundu. Burada “o zaman Talat’ın işaret ettiği çözüm vizyonunu benimseyin ve adada çözüme ulaşılsın” demek geliyor insanın içinden! Ancak Kiprianu’nun demeye çalıştığı şüphesiz başka bir şey! Kaldı ki Kiprianu aynı açıklamasında “Hristofyas’ın kötü bir çözümü kabul etmeyeceğini” söylüyor; sözünü ettiği kötü çözümse Talat’ın işaret ettiği çözüm modeli!

Neyse, Rum kesiminin bakış açısını Akel tek başına yansıtamaz elbette ama Hristofyas’ın boşalttığı koltuğu dolduran birinin bunları söylemesi önemli. Ne var ki Rum kesiminden bu yönde gelen açıklamalar Kiprianu ile sınırlı değil. Keza Rum kesimi siyasetçilerinin ‘elim sende’ stratejisiyle bir yerlere ulaşmaya çalıştıkları gün gibi ortada!

Peki, neden böyle açıklamalar ve stratejiler geliştiriyorlar? Elbette biliyorsunuz, ancak biz yine de söyleyelim: Annan planında çözüme çok yaklaşılmış ancak Rum kesiminden gelen hayır oyu çözümsüzlüğün devamını getirmişti. 2004 Nisan ayında yapılan Referandum’dan, Hristofyas’ın başa geçtiği güne kadar Rum kesimi uluslararası camianın baskılarına maruz kalmış, çıkarttıkları hayır oyu başlarına ciddi sorunlar açmıştı.

Şimdi gelinen noktada ise iki lider 3 Eylül 2008’den beri Kıbrıs sorununa çözüm bulma amacıyla müzakereler yürütüyorlar. Bu arada başlayan bu süreç nedeniyle Rum kesimi üzerinde ki sözü geçen baskı kalkmış durumda… Neyse herhangi bir plan veya takvim olmadan sürdürülen müzakere süreci ise sanki birileri –ki şüphesiz AB, ABD=BM- tarafından “siz bi aranızda konuşun, çözmeye çalışın da, ileride …[truncated]duruma göre hal çaresine bakarız” gibi bir tavrın ortaya konduğunu hissettiriyor. Zaten liderlerde şu an onu yapıyor! Fakat bu “siz bir konuşun” kısmı çok önemli! Bu önemin farkında olan iki lider masadan kalkmama ve herhangi bir tıkanıklığa sebep olmamak için ciddi bir uğraş içerisinde.

Hal böyleyken Rum kesimi siyasetçilerinden gelen “çözümün anahtarı Türk kesimi” yönündeki açıklamaları anlamak mümkün! Masada Türk tarafını, dolayısıyla Talat’ı sıkıştırma, masadan kaldırma ve/veya problem yarattırma adına yapılan bu açıklamalar amaçlarına hizmet eder mi bilmem! Ancak Uluslararası kamuoyunu buna inandırmak için ciddi bir propaganda yaptıkları kesin. Şüphesiz bu ülkede yaşayan tek zeki adam ben değilim ve herkes bunun farkında! Fakat burada akla şu soru geliyor: Biz bunun farkındaysak karşı propagandamız nedir? Rumların çıplak gözle görülen bu oyunlarına karşı biz ne yapıyoruz? Rum siyasetçiler kendi ideolojileri için Türk tarafını sıkıştırma adına ağız birliği etmişçesine konuşurken, bizim siyasetçilerimiz ne kadar Cumhurbaşkanımızın arkasında? Ya da Cumhurbaşkanımızın masada elini güçlendirecek, arkasında olacak şekilde üzerinde mutabık kalınan ortak bir noktamız var mı? Bu yönde hangi açıklamaları yapıyorlar?

Sonuç olarak karşı oyunumuz ne olur bilmiyorum.

Oyunun adı ‘saklambaç’ olmasın da! Ne olursa olsun…

Peki, sizce oyunun adı ne?

Veya bir oyun var mı?

Ya da bize karşı oynanan ‘elim sende’ oyununa karşılık verebiliyor muyuz?

Perşembe günü görüşmek ümidiyle…

Çevrenize dikkat edin, temiz tutun ve lütfen trafikte saygılı olun! |

Kaynak sayfayı görüntüle ↗