Gözde AKBEN
Cem Kar’ın sunduğu Öğlen Ajansı programına telefonla bağlanan Hasan Hastürer, Başbakan Eroğlu’nun İngiliz Hükümet yetkililerinden randevu talebinde bulunduğunu ve olumsuz yanıt aldığını iddia etti. Hastürer, bu olumsuz yanıtın çok düşündürücü olduğunu da sözlerine ekledi. Programa bağlanan önemli isimler de Eroğlu’nun Londra ziyaretini ve oy kullanma tartışmasını yorumlarlarken Star Kıbrıs Gazetesi’nin manşetinde yer alan Ertuğruloğlu ve Erdoğan görüşmesiyle ilgili olarak da önemli açıklamalarda bulundular.
SAFA: “GÖNLÜMDEKİ BAŞBAKANI DÜŞÜNMEK DAHİ İSTEMİYORUM” “Başbakan Eroğlu geçtiğimiz hafta Londra’daydı. Başbakan’ın gezisinde halkla olan temasları ön plana çıktı. Resmi bir ziyaret olmasına rağmen Sayın Eroğlu’nun İngiliz siyasetçilerle resmi bir görüşme yapabilme imkânı olmadı. Ancak parlamentoda Lord Magginis ve Lord Monson’un ev sahipliğinde bir yemek yediler. Eroğlu’nun Londra’da yaptığı basın toplantısında dikkati çeken konu, konuşmalarına genel olarak cumhurbaşkanı seçilirsem diyerek başlamasıydı. Halkın beklentisi de Eroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi doğrultusundadır. Kamuoyu yoklamalarında da bu şekilde bir sonuç çıkması halkın beklentilerinin bu doğrultuda olmasına destek sağlamaktadır. Eroğlu’nun adaylığını açıklayan tek kişi olması da Londra gezisi açısından önemli bir noktadır. Cumartesi günü gerçekleştirdiği toplantısında gazeteciler ile bir araya gelen Eroğlu, kendisine sorulan sorulara özenli ve dikkatli cevaplar verdi. Türkiye ile ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurguladı. Ben kendisine gönlünde yatan bir başbakan adayı olup olmadığı sorusunu yönelttim. Verdiği cevap oldukça ilginçti, “Düşünmek bile istemiyorum, belki düşüncemi okurlar diye bu konuyu hiç görüşmek, düşünmek bile istemiyorum” dedi. Vermiş olduğu bu cevapla Sayın Eroğlu’nun başbakanlık konusunda çekingen bir tavır içerisinde olduğunu görmüş olduk. Sayın Eroğlu, adayları cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonrasına bırakmanın daha diplomatik olduğunu söyledi. Ancak bu süreç içerisinde partinin karışacağı da Sayın Eroğlu’nun cevabıyla açıkça anlaşılmış oldu” AKAY CEMAL: “SOYDAŞLARIMIZA SÖZ HAKKI VERİLMESİNDEN YANAYIM” Başbakan Eroğlu’nun Londra gezisi sırasında yurt dışındaki vatandaşların da oy kullanabileceği üzerine söz vermesini yorumlayan Cemal, “ Öncelikle başbakanın Londra’da yaptığı temaslar yaralıdır. Halkla bir araya gelmesi ve sivil toplum örgütleriyle görüşmesi önemlidir. Ülkemizde şu anda nüfusumuz nedir? Diyelim ki 260,000- 270,000’dir. Ama İngiltere’de iki misli bir nüfus var. Bir Avustralya’yı, Kanada’yı, Türkiye’yi, Almanya’yı düşündüğümüzde buralarda bulunan Kıbrıslı Türkler’in sayısı, esas Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayanlarda çok daha fazladır. Ama düşündüğümüzde yurt dışında yaşayan vatandaşlar buradaki yönetimi belirleme hakkına sahip olabilir mi? Bu sizce adil mi önce bunu vurgulamak gerekir. Bizlerde diğer ülkelerde yaşayan soydaşlarımıza söz hakkı verilmesinden yanayız. Bu sebeple söz hakkına sahip olunması gereken bir formülün oluşturulması gerektiğine inanıyorum. Yani İngiltere’deki Türkler için bir kontenjan mı ayarlanır, benzer bir uygulama Avustralya ve Türkiye’deki vatandaşlar içinde mi uygulanır bilemiyorum ama bunlar kolayca hallolunabilecek işler değildir ve uzun süreli bir çalışma ister. Ertuğruloğlu- Erdoğan görüşmesi sonucunda tüm gözlerin çevrildiği Ulusal Birlik Partisi’nin durumu ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Cemal, “ UBP’nin muhalefet döneminde dahi AKP ile buzlarını eriten kişinin Tahsin Ertuğruloğlu olduğunu bilmiyor değiliz. Yani AK Parti ile bir diyaloga girmiş ve o Annan Planı döneminden kalma buzları ve ilişkileri sıcak bir ilişkiye dönüştürmüştür. Bu konuda Ertuğruloğlu’nun katkısı inkâr edilemez. İşte bu açıdan Avrupa Parlamentosu toplantıları nedeniyle Strazburg’ta bulunan Ertuğruloğlu bu arada başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kıbrıs’a dönmeden önce bir de Ankara’dan geçiver, son gelişmeleri irdeleyelim, görüş alışverişi konusunda görüşelim davetiyle karşılaşmıştır. Ama Sayın Ertuğruloğlu’nun, Ankara’dan döndükten sonra bir basın toplantısı düzenleyeceği konusuyla ilgili olarak bir gelişme olmamıştır. Ama ben Tahsin Ertuğruloğlu’nun Başbakan Eroğlu’na bilgi verdiği görüşündeyim, önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiler verileceğine inanıyorum” dedi.
AYSU BASRİ AKTER: “SEÇİM ARİFESİNDE HAKLARLA İLGİLİ BİR AÇIKLAMA YAPILMASI ETİK DEĞİL” “İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk’lerin hakları ve burada seçme ve seçilme hakları da yıllardır tartışılan bir konudur. Dolayısıyla istismara çok açık bir konudur. İngiltere’de yaşayan vatandaşların sayısının burada yaşayan vatandaşların sayısından fazla olduğu doğrudur. Çoğu vatandaş buradaki fiziki bağlarını tamamen koparmış bir şekilde orada yaşamaktadır. Geriye dönüşlerinde askerlik sorunu olmak üzere pek çok ciddi sorunlar yaşıyorlar. Sayın başbakanın hemen seçim arifesinde yıllardır devam eden bu tartışmalara gidip İngiltere’deki Kıbrıs’lı Türk’lere seçme ve seçilme hakkınızla ilgili olarak çalışıyoruz i bu hakkınızı alacaksınız demesini son derece ilginç olarak düşünüyorum. Hatta etik olduğunu düşünmek bile doğru değildir. Çünkü eğer burada bir coğrafya için oy kullanıyorsanız ya da bir hak talep ediyorsanız buradaki yasalara göre belirli bir süre bu topraklarda yaşamış olma şartınız var. Yıllardır bu topraklarda yaşamayan ve işleyişle ilgili olarak kendisini bir yere konumlandırmayan bir insanların neden oy kullanması gerektiğini başbakan açıklamalıdır. Bu saatten sonra bir düzenleme yapılması da başka bir sancı yaratır” dedi. Eroğlu’nun seçilmesi durumunda UBP’ yi ne gibi günler beklediği konusuna da yorum getiren Akter, “ Şu bir gerçek ki bu seçimler Ulusal Birlik Partisi için ve genel ülke siyaseti için ilginç olacaktır. Sadece UBP cephesine bakarsak, Sayın Ertuğruloğlu’nun tam da başbakan adaylığını bir şölen tadında meydanlarda açıklarken Sayın Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirmesi oldukça anlamlıdır. Çünkü Sayın Ertuğruloğlu UBP için sıradan bir isim değildir. Sayın Eroğlu ve Ertuğruloğlu arasındaki son kurultay öncesi ve sonrasında yaşanan gerginlik uzun bir süredir gündemin odak noktasıdır. Şimdi tam da böyle bir zaman içerisinde Sayın Ertuğruloğlu’nun Sayın Erdoğan ile görüşmesinin siyasi bir mesaj olarak okunması gerektiğini düşünüyorum HASTÜRER: “BAŞBAKANIN SÖZÜ HAYATA GEÇİRMEK İÇİN ADIM ATACAĞINI SANMIYORUM” Başbakan Eroğlu’nun Londra temaslarını değerlendiren Hastürer Eroğlu’nun hiçbir şekilde bir propagandaya ihtiyacı olmadığını vurgularken, “ Sayın Başbakan’ın Londra ziyareti uluslararası ilişkiler bakımından topluma mesaj vermek için gerçekleştirmiştir. Ama maalesef bu ziyaret esnasında Londra’da İngiliz diplomatik yaşamının üst düzeyinde bulunan kişilerle görüşmesi de mümkün olmamıştır” dedi. Başbakan’ın Londra’da bulunan vatandaşlara oy hakkının verileceği yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak da konuşan Hastürer, “ Londra’daki Türkler’e oy kullanma sözü verme hakkına sahip siyaset dünyamızda bir tek politikacı vardır. O da Mehmet Çakıcı’dır. Neden Çakıcı’nın söz verme hakkı vardır? Çünkü Mehmet Çakıcı iktidarda siyasal sorumluluk taşımamış bir liderdir. Derviş Bey’in yaklaşık 20 yıllık bir başbakanlık görevi vardır. Bunu seçime yakın bir süreçte dile getirmesine gerek yoktu. Londra’daki Türk’lerin yıllardır bu doğrultuda talepleri vardır. Bu talepleri CTP ve DP’de de iletilmişti. Ben Eroğlu’nun vermiş olduğu bu sözü hayata geçirecek ciddi bir adım atacağını sanmıyorum. Benim kişisel görüşüm, Kıbrıs’ta yaşayan vatandaşlara oy kullanma hakkı verilmesinden yanayım. Çünkü ben Kıbrıs’ta oy kullanıp da hala Kıbrıs’ta geleceğini görmeyen insanlar olduğunu biliyorum. Dünya’nın neresinde olursa olsun yüreği Kıbrıs sevgisiyle çarpan birinin oy kullanma hakkının olmamasını kabul etmem. Ben olması gerekeni savunuyorum. Askerlik bakımından bu vatandaşlar KKTC vatandaşıdır, ama oy kullanma konusunda değildir derseniz bu bana samimi gelmez” dedi. Ertuğruloğlu ve Erdoğan görüşmesini yorumlayan Hastürer, “ Ulusla Birlik Partisi’nde Eroğlu’ndan sonra kimin başbakan olabileceği tartışılır, bu bir tartışma konusudur. Ama hangi koşullarda bunun ortaya bir alternatif olarak çıkacağıysa ayrı bir konudur. Yani farkındaysanız daha Eroğlu’nun adaylığı bile kesinleşmeden Eroğlu’ndan sonra kim başbakan olur tartışmasıyla sanki cumhurbaşkanlığı yarışı bitti, Eroğlu cumhurbaşkanı seçildi havası yaratılmaya çalışılmaktadır ve bu bir propagandadır. Amaç Eroğlu’nu güçlü göstererek seçimde ansını arttırmaktır. Şu bir gerçektir ki UBP’de şu anda alttan kaynayan bir kazan mevcuttur. Başka bir gerçek vardır ki o da Sayın Eroğlu, UBP’nin cumhurbaşkanı adayıdır.19 Nisan seçimlerinden sonra UBP’de büyük gelişmeler yaşanacaktır” dedi.
AKMEN ALİ SITKI:” VAADLERİN GERÇEKLEŞECEĞİNE İNANMIYORUZ” “İngiltere’deki Kıbrıs’lı Türk’ler İngiltere’ye gelen siyasilere yıllardır aynı, eşit saygı ve hürmetle davranmışlardır. Yalnız gerek Sayın Talat’ın gerekse de Sayın Eroğlu’nun seçim arifesinde buraya çıkıp gelmeleri bir taraftan bizi sevindirirken diğer taraftan da bizlere, yıllarca yurtdışında yaşayan Kıbrıslı vatandaşlara geçmiş yıllardaki pek çok partinin de vermiş olduğu vaatleri yerine getirmediklerini hatırlattı. Şimdi de seçim arifesinde buraya gelip de bizleri bilinçlendirmeleri, merhaba demeleri güzel bir hareket olsa bile bizler Sayın Talat ve Eloğlu’nun yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türker’e sahip çıkacaklarını zannetmiyoruz. Geçmişte de sözler verilmişti. Ama tutulmadı. Bizim eşit hakkımız yoktur. Bizlerin ülkemize, ülkemizin de bizlere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla KKTC hükümeti vatandaşlarına sahip çıkmazsa bu doğrudan doğruya bizce büyük bir kayıptır” dedi.
