Gözde AKBEN
Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın konuğu olan Kıbrıs Türk İnsan Hakları Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Emine Erk, bu zamana kadar insan hakları konusunda bazı sorunların yaşanmasında ve insan haklarına saygı gösterilmesi hususunda çoğu kez medya kuruluşlarının da duyarlı davranmadığını belirtirken insan hakları konusunun “belirli ve kısa sürede” ele alınmasının da mümkün olmadığını dile getirdi.
“KIBRIS SORUNU HER SORUNUMUZUN BAHANESİ OLDU” Emine Erk toplumda Kıbrıs sorununun her sorunun kaynağı olarak görülmesi nedeniyle insanların çözüm üretme konusunda üretken davranamadıklarını ve her sorunun bahanesi olarak Kıbrıs sorununu kullandıklarını ifade etti. Erk, “ Kıbrıs sorunu çözümsüzlüğü diğer konular üzerinde fazla durmamamıza nende oluyor. Biz bu sorunu mazeret olarak kullanıyoruz. Ekonomimize baktığımız zaman da kendi ayaklarımız üzerinde duruyor muyuz? Ekonomik yaklaşımlarımız evrensel değerler ve bağımsız düşünmelerle ilgili mi bunu sorgulamıyoruz da ”Bizim Kıbrıs sorunumuz var ne yapalım, biz hep birilerine bağımlı kalacağız “ diyerek bir kaçış arıyoruz. Her konuda olduğu gibi insan hakları konusunda da bahanemiz olmuştur. Kıbrıs sorunu insan hakları ihlalinin de bir nedeni olmuştur” dedi.
“ÇOCUK HAKLARI İHLAL ve İHMAL EDİLİYOR, ÇOCUKLAR KORUNMUYOR” Geçtiğimiz günlerde düzenledikleri bir basın toplantısı ile özellikle Birleşmiş Milletler’in Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edilmesine 2009 yılında ülkemizde sıkça maruz kalındığını üzülerek ifade eden Erk çocukların yeterli şekilde korunamadığını belirtti. Kıbrıslı ailelerin çocuklarına aşırı düşkün olmalarının onları körleştirdiğini ifade eden Erk, “ Ülkemizde ihmal edilmiş ve istismara uğramış çocuklar vardır. Küçük yaşta çalıştırılan, gayri yasal olarak çalıştırılan çocuklar vardır. Bir çocuğun başı belaya girdiği zaman ya da o çocuk bir suç işlediği zaman onun gördüğü muamele çocuk haklarına ve kendi iç hukuğumuza baktığımız zaman olması gereken muameleyi yaptığımızı söyleyemeyiz” dedi. Konuyu bir örnekle açıklayan Erk, “ Çocuklar bir hata yaptığı ya da suç işlediği zaman öncelikle basınımız tarafından yargılanıyor. Bazı medya kuruluşları daha hassas davranıyor bu konuda gerçi ama hepsi aynı hassasiyeti göstermiyor ve çocuğu görüntüsüyle afişe edebiliyor” dedi. Erk, “ Zanlı dediğimiz suçlanan kişinin de insan hakları vardır. Her ne kadar da biz ona çok kötü bir gözle de baksak, gazete manşetlerimizde cani olarak da adlandırsak unutmamalıyız ki bir insanın suç işleyip işlemediğine yargı karar verir. Medya değil … Hiçbirimizin iddialarla o insanı suçu işlemiş gibi yargılamaya hakkı yoktur, suçun kararını yargı verebilir bizler değil” dedi. Erk, haber yapılmadan önce Kıbrıs Türk İnsan Hakları Vakfı web sitesinde yer alan açıklamalar doğrultusunda haberler yapıldığı takdir de suçlu haklarının da doğru bir şekilde korunabileceğini sözlerine ekledi.
“MEDYA BİLİNÇLİ HAREKET ETMELİ” İnsan Hakları konusunda Kıbrıs’ta henüz yeni bir kurum olduklarına dikkat çeken Erk, şu an için kuruma en fazla şikayetlerin medyaların davranışları yüzünden geldiğini belirtti. Erk, “ Mülteci hakları konusunda bizlere Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği üzerinden vakıf olarak bize toplumumuz ve medyamız hakkında bir şikayet geldi. Şikayette, sizin medyanız çok bilinçsiz. İnsan haklarına aykırı olarak yayın yapıyor. Kaçak suçluların, mültecilerin insan haklarına saygı duyulması gereken özel bir konumda olmalarına rağmen onlar ötekileştiriliyor ve kriminal olarak gösteriliyor. Sınır dışı edilmesi gereken veya hapis cezasına mahkum edilmesi gereken insanlar olarak gösteriliyor. Bu bir insan hakları ihlalidir diye bize bir şikayet geldi. Bunun üzerine bizde evet haklısınız ama madem böyle bir durum var o zaman bize yardım edin bizde medyamızı eğitelim dedik. Onlar bize Türkiye’den bir konuşmacı sağladı ve geçen yaz bu etkinliği yaptık. Tüm basın kuruluşlarına da eğitimle ilgili olarak çağrı da bulunduk. Mülteciler ya da göçmenlerle ilgili bir yazı yazılacaksa medya kuruluşlarına buradan seslenmek istiyorum herhangi bir tereddüte düştükleri noktada lütfen web sitesinde bulunan bu eğitim notlarına ulaşarak gerekli hassasiyeti göstersinler” dedi.
“HAKLARIMIZI DA İZOLE ETTİK” Kıbrıs sorunu nedeniyle toplumun kendisini pek çok konuda izole ettiğini hatta ve hattai nsan hakları konusundan kendisini izole ettiğini vurgulayan Erk, “ Bizim uygularımız ile Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi uygulamaları arasında bir uçurum yaratıldı. Bizim şu anda başımıza gelen pek çok sorun vardır ki ben daha fazla sorun olacağını da düşünüyorum. İnsan hakları konusunda aradaki mesafenin açılmasına neden olmuştur. Bakmadık ve izlemedik, insan haklarının uygulanmasına da önem vermedik. Bu bir bakıma ırkçılıktır. Ülkemizde dışarıdan gelen insanları ötekileştiren, bir suç işlendiği zaman ya da bir çocuğa tecavüz edildiği zaman o insanları mağdur durumda bırakan bir politika uygulanmaktadır. Bu insan hakları ve insanlık açısından bir skandaldır. Dolayısıyla tüm yetkililerimiz, yazarlarımız, karikatüristlerimiz bu konuda sınıfta kalmış durumdadır “dedi. İnsan ticareti konusunda ülkemizde bir yasa olmadığının da altını çizen Erk, “ Yasalarımızda insan ticaretinin suç olarak bir tanımı bile yoktur. İnsan ticaretinin dünya üzerinde çok özel bir tanımı vardır. Ama bizim yasamızda bu maalesef kelime olarak dahi geçmemektedir. Halbuki yasamızda bu konuyla ilgili olarak bir madde yer alsa bu istismara uğrayan insanlar rahatlıkla haklarını arayabilecek duruma gelebilirler” dedi.
