Sn. BAKANIM ÖZÜR DİLERİM
(Yayın
Tarihi:26 Şubat 2007)
Çok özür diliyorum.
Ama nereden bilebilirdim
ki durumun böyle olduğunu.
Neyse, gerçeklerle
yüzleşmem geç olmadı ve sanırım özür dilemem için çok geç değil.
Tekrar söylüyorum:
Sn. Bakanım çok özür
dilerim.
***
8 Ocak 2007
tarihinde yine bu sütunda “2007
Turizm Trendleri” başlıklı bir yazım yayınlanmıştı.
Bu yazıda, bir habere yer vermiştim.
Söz konusu haber de: Dünya genelinde ki bazı kuruluşların yaptırdığı araştırmalar neticesinde, 2007'nin turizm trendlerinin belirlendiği ve bunlar arasında, egzotik ülkelerin tatilciler için gözde mekânlar olacağının ortaya çıktığı yazıyordu.
Ve yine aynı haberde,
2007'nin 10 temel turizm trendinin de belirlendiği geçiyordu.
Ben de o günkü yazımda, bu
trendlere yer vermiştim.
Özür dilemem de bu
nedenledir.
*
Geçtiğimiz hafta bir işimi
halletmek nedeniyle Arasta’ya gittim.
Alışverişi yaptığım
sıralarda, bulunduğum dükkânın önünden bir turist kafilesi geçiyordu.
Eski bir dostum olan dükkân
sahibi, şöyle bir söz söyledi: “Yine gezdiriliyorlar.”
Söz dikkatimi çekti ve
detayları konuşmaya başladık.
“Kim gezdiriliyor” diye
sordum.
“Turistler” yanıtını alınca,
“Neden gezdiriliyorlar?” sorusunu yönelttim ve yıllardır esnaflık yapan arkadaşım açtı ağzını yumdu gözünü: “Bak Cem... Bu turistler Rum tarafından geliyorlar. Başlarında her zaman Rum rehberler oluyor.
Bu rehberler ne derlerse turistler onu yapıyor. Bu rehberlerden sıyrılan, boşluk bulan turistler alışveriş yapmak için benim dükkâna geldiklerinde, korktuklarını söylüyorlar. Çünkü ülkemize gelen bu turistleri rehberler sürekli korkutuyorlarmış. Hadi korkutma neyse, turistlerin söylediklerine göre, bu rehberler ülkemizi ve bizleri sürekli yanlış anlatıyorlarmış. İstedikleri şekilde buralarda at koşturuyorlar.”
Bu sözler üzerine şok olan
ben, “Türk rehberler yok mu?” diye, saçma bir soru soruyorum.
Esnaf arkadaşım gülüyor...
*
Bu muhabbet üzerine bu işle
uğraşmış bir yakınımla konunun detaylarını konuştum.
Aklımı kurcalayan asıl olay,
ülkemize Rum tarafından gelen bu rehberlerin kafalarına göre at koşturmalarıydı.
Yani, acaba bu turistlerin
başında gelen rehberler, kapılardan nasıl geçiyordu ve buna nasıl izin veriliyordu?
Yakınımla bu konuyu
konuştuğumda, O şunları söyledi:
“Rum tarafından gelen bu
kafilelerin yanına bizden de birileri veriliyor. Sessiz rehber olarak tanımlanan bu kişiler, Rum rehber ve Rum tarafından gelen turistlerin yanında oluyorlar. Adından da anlaşılacağı gibi sessiz rehberler hiç konuşmuyorlar. Ama Rum tarafından gelen kafilelerin yanında bu kişilerden olması zorunlu! İşin acı tarafıysa, ülkemizde o taraftan gelmesi muhtemel turistleri gezdirebilecek düzeyde, yeterli sayıda rehberimiz yok.”
*
Evet durum bu…
Bir tarafta esnafın
söyledikleri, diğer tarafta işin içinde olan kişilerin söyledikleri!
Hal böyleyken, ben ne
yapıyorum?
Kalkıyorum “2007’de Turizm
Trendleri” diye bir yazı yazıyorum.
Kabul ediyorum,
saçmalamışım.
Biz daha ülkemize gelen
Turistleri, özgürce ve kendi çıkarlarımız doğrultusunda gezdiremiyorken, bir de Dünyanın yakalamaya çalıştığı turizm trendleriyle mi uğraşıcağız?
8 Ocak 2007’de
yayınlanan, bu saçma yazıyla eğer değerli vaktinizi aldıysam, hepinizden özür diliyorum…
Tabii öncelikle sayın
bakandan özür diliyorum.
En azından hatamın
farkındayım.
Çarşamba günü görüşmek
üzere…Trafikte saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.