Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı

SİVRİLER

SİVRİLER (Yayın Tarihi:9 Mayıs 2007) Oldum olası bahar havasını severim. Bahar havası iyidir, belasız ve kararındadır. *** Hadi kardeşim anladık bize ihtiyacın var ama ‘bu samimiyet nerden geliyor?’ Tüm…

Cem Kar yazı arşivi simgesi

SİVRİLER

(Yayın

Tarihi:9 Mayıs 2007)

Oldum olası bahar havasını severim.

Bahar havası iyidir, belasız ve kararındadır.

***

Hadi kardeşim anladık bize ihtiyacın var ama ‘bu samimiyet nerden geliyor?’

Tüm gece seninle aynı odayı paylaşmak zorunda değilim ki!

Ayrıca rahatsız edici bir şeysin...

Tüm gece aynı ses çıkarılmaz ki!

Bıktık artık, çek git evimizden...

Yukarıda ki satırlar, yaklaşık bir haftadır evimizde –zorunlu- misafir ettiğimiz sineklere hitaben yazdım.

Öyle böyle değil sevgili dostlar, çok

terbiyesizler, utanmazlar, ahlaksızlar...

Bütün geceyi, adını ‘Sivri Kerim’ koyduğum sinekle uğraşarak geçirdim.

Ben kovalıyorum, o kaçıyor ahlaksız şey.

Bu ne utanmazlık anlamıyorum.

Biz evimizde istemedikçe, o evde kalıyor arsız...

Hadi sadece kanımızı çekse, canımızı yaksa, kaşındırsa neyse, birde ses çıkarıyor utanmadan.

Vızzz, vızzz, tüm gece o vızladı ben elimde gazete, ölüm kusmak için peşindeyim!

Bide akıllı, yakalayamadım utanmazı, çakal benim peşinde olduğumu biliyor herhalde ki tüm evi talan ettim bulamadım.

Bizim ‘Sivri Kerim’ beni alt etti, kabul

etmeliyim.

Ama bu akşamı iple çekiyorum, bulduğum yerde mıhlıcam alçağı.

Ah kerim ahhhh, elimden çekeceğin var.

Burada kendilerini anmamak olmaz!

Benim ev de ki –hepinizin evinde de olduğunu tahmin ettiğim- halk dilinde ‘küpdüşen’ olarak geçen, kendilerine ‘gereksizler’ adını taktığım malukatları da analım.

Bu gereksizler, umulmadık anlarda -nedenini anlayamadığım ancak öylesine yaptıklarını tahmin ettiğim- bir ısısrık alıp giderler.

Çok gereksizdirler.

Bizleri ısırmalarının herhangi bir nedeni yoktur!

Sadece ısırmak için ısırırlar.

Kendilerinede bir hayrı yoktur bu ısırmaların; sırf insanoğlu rahatsız olsun diye yaparlar.

Vücut yapılarıda buna uygundur: Gözükmezler, küçüktürler.

Yok edilmesi güç olan bu gereksiz varlıklar, evinizin bir köşesinde günün herhangi bir anında sizi ısırmak için pusu kurar ve boş anınızı yakaladıklarında gereksiz ve anlamsız bir şekilde, durduk yerde sizi ısırırlar(alçaklar).

Hadi sineklerin bir nedeni var, kan alır vs.

bunlarda o da yok: Gereksizlerya ondan yapıyorlar herhalde.

Ama her türlü üstünlüklerine rağmen onlarıda alt edeceğim, görecek onlar.

Eee savaşı ben başlatmadım, onlar başlattı...

*

Efenim giriş cümlesinde belirttim: Ben bahar aylarını severim.

Bahar aylarının ayrı bir güzelliği vardır.

En azından az önce sözünü ettiğim düşmanlardan çok yoktur.

Neyse bu satırları yazmamın sebebine gelelim: “Çevre örgütleri tarafından önerilen “biyolojik mücadele” yöntemlerini uygulamaya koyan Gönyeli Belediyesi’nin karasinekle mücadelede başarı sağladığı bildirildi.”

Bültenlerde bu haberi okudum ve birden

heveslendim; verdiğim savaşta yanlız olmadığımı hissettim.

Saolsun belediye –ki ben Gönyeli Belediyesinin sınırları içerisinde oturuyorum- bu konuda mücadeleye girişmiş.

Ama kendime şu soruyu sormadanda edemiyorum: “Dünyada bu iş çözülmüşken, neden biz vatandaşlar hala daha evimizde bu malukatlarla savaşmak zorunda kalıyoruz? Bu sorunu ortadan kaldırması gereken kurum belediyeler değil mi? Neden bunca yıldır bu sorun çözülemedi?” diye...

Cuma günü görüşmek üzere... Trafikte saygılı olun!

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗