Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı
Köşe Yazıları ve Röportajlar Arşivi / Köşe yazısı · Çok okunanlar

Ne Yaptın YDÜ?

Cem Kar yazı arşivi simgesi

NE YAPTIN YDÜ?

(Yayın Tarihi:13 Kasım 2006)

Bugünün tarihini bir

kenara not edin!KKTC medya sektörü bugün apayrı bir anlayış ile tanışıyor.Bugün “YDÜ İletişim Fakültesi Kompleksi”nin resmi açılışı yapılıyor.Hayırlı, uğurlu olsun...

***

Geçtiğimiz gün Kanal T’nin

kuruluş yıldönümü kokteyiline katıldım.Kanal T çalışanlarında ilk gün heyacanını gözlemledim.Sanki bir yıldönümü kutlaması değilde, açılış kutlamasıydı.Onları, yayın hayatlarında bu heyecanın eksik olmaması dileğiyle kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Aynı şekilde, fazla değil

daha bir kaç gün önce, Ülkemizin ilk özel radyosunun doğum günü kutlandı;First Fm, Ülkemizin ilk göz ağrı!Geçmişten bugüne First Fm çalışanlarına ve elbette yöneticilerine, Ülkemiz medya sektörüne yaptıkları katkılardan dolayı bir kez daha şükran duygularımızı iletelim.

Radyo Güven’in ilk açıldığı

günü ve bugününü çok yakından takip ediyorum.“Dünya standartlarında bir radyo nasıl olur?” sorusuna, adeta bir yanıt verir gibi dimdik ayakta olan bir kuruluşumuz.

Yine ART ilk açıldığında,

büyük bir yatırım olmasının yanında, televizyon yayıncılığı anlayışında ne kadar ciddi olduklarını kısa sürede bizlere göstermişti.Ve hala aynı ciddiyetle yayınlarına devam ediyorlar.

Ülke medya sektörüne hizmet

veren sadece bu kuruluşlarımız mı?Elbette hayır!

Yine aynı şekilde Ülke

medya sektörüne katkıları su götürmez gerçek olan Akdeniz Radyo/Tv, Kıbrıs Radyo/Tv, BRT, Dance Fm, Radyo Mayıs, Sim Radyo kısacası bütün Radyo ve Televizyonlarımız.

Bunun yanında medya

sektörünün temel taşı diyebileceğimiz gazetelerimizde toplumun haber alma özgürlüğüne dayalı harika işler yapıyorlar.Şu an elinizde bulunan Vatan Gazetesinin yanı sıra Kıbrıs Gazetesi, Yenidüzen, Halkın Sesi, Afrika vs.tüm yazılı basın, çok ağır koşullara rağmen, sabahları gazete bayinizde olmak için insan üstü gayretler gösteriyorlar.

Ne mutlu bizlere ki,

Ülkemizde var olan zor şartlara rağmen medya sektörünü ayakta tutan/tutmaya çalışan, bu işe gönül vermiş çalışanlarımız, yöneticilerimiz var.

*

Tüm bu koşullar altında

medya sektörünü ayakta tutmaya çalışan bu kişilerin özverisi için; “bizene özel sektördür, ticarettir” mi diyeceğiz.

Peki!Bir an için böyle

düşünelim ve bu yaklaşım ile sonuçları değerlendirelim;özel sektörün iletişim alnında ayakta duramaması halinde;haber alma özgürlüğünüz tek düze olur.Konulara farklı açılardan getirilen yorumlardan, uzak kalırsınız.Sürekli şikayet ettiğiniz olumsuzlukları sizden başkası bilemez, duyarmada zorlanırsınız.Tüm bunların yanında işsizlik de cabası.

Yani bu konuda

“bizene” tavrı, asıl sizin sorununuz olan bir konuya duyarsız kalmanız anlamını taşıyor.

Peki Ülkemiz medya

sektörünün hiç mi yanlışı, eksiği yok?Elbette var!

Madem herşeyi açık

yüreklilikle ortaya koyuyoruz, bunlarıda konuşalım.

Hâlâ “organik siyasi

ilişkiler” ile yayın hayatlarını sürdürmekte olan kuruluşlarımız var.Yine aynı ilişkiler ile siyasetçilerin silahı haline gelen, gazeteci-ci-lik yapan, basın mensuplarımız var.

Gazteniz Vatan gibi

bağımsız kuruluş bulmak çok zor.

Bunun böyle olması sizce

kimin yararına?Evet sizinde söylediğiniz gibi;siyasilerin.Zaten bundan değilmidir, hâlâ daha doğru dürüst bir basın yasasının olmayışı.Bundan değilmidir, ekonomik zorluklar nedeniyle bağımsız yayın yapamayan kuruluşlarımızın, gazetecilerimizin varlığı.

*

Yazılarımı takip eden

okuyucularım bilecekler; çözüm önerisi sunmadan yapılan eleştirileri, hiç sevmem.Benim bu konuda önerim;biliyorsunuz, basın kuruluşlarını ayakta tutan en önemli etken “reklam”.Geçici bir süre -basın kuruluşlarımız ekonomik bağımsızlığı kazanıp, Dünya standartlarına ulaşana kadar- reklam veren kuruluşlar, bu tutarları yıllık vergilerinden düşsünler.Basın kuruluşlarına verilen reklamlarda vergi muafiyeti uygulansın.Yada farklı çözüm önerileri geliştirilsin, neden mi?Cevabı aşağıda...

*

Şimdi gelelim yazımın

başlığına...

Başlıktaki soruya yanıtı

ben vereyim; YDÜ çıtayı yükseltmiştir.

Bu kadar sorunları olan

bir sektöre öyle bir soluk getirdi ki YDÜ, bunun önemini ancak önümüzde ki aylarda/yıllarda anlayacağız.Çünkü o muhteşem olanaklar ile eğitim gören gençler, yarın Ülkemizin medya kuruluşlarında çalışmaya başlayacaklar. Karşılaşacakları tabloyu hayal edebiliyormusunuz?Ya mevcut kuruluşlarımız; Ülkemizde, YDÜ İletişim Fakültesi Kompleksinde artık var olan Dünya Standartlarında ki olanaklara ne kadar duyarsız kalacaklar?Yukarıda getirdiğim önerinin sebebide zaten budur.Artık KKTC medyası Dünya standartlarını ve -siyasilerden bağımsız- ekonomik özgürlüğünü kazanmak zorundadır. Bundan sonrasında bize, gelişmeleri izlemek kalıyor.

Bu nedenle siz

iyisimi, bu günün tarihini bir kenara not edin.

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗