YDÜ/EYLEMLER
KOMEDYA...
Bugün başka bir şey yapalım.
Bugün çıkarlarımızı bir kenara bırakarak;eğriye eğri, doğruya doğru diyelim.
Bugün kendi kendimize samimi sorular sorarak, samimi cevaplar verelim.
En azından deneyelim!
***
20 Kasım 2006 günü TAK da yer alan bir haber: “Kamu İşçileri Sendikası, kamuda kadrosu işçi olanların memurluk yapamamasını ve kamuda emekli çalıştırılmamasını düzenleyen ve halen Cumhurbaşkanlığı’nda onay bekleyen Kamu Görevlileri (Deşiklik) Yasası’na karşı eylem yaptı.Bu sabah Kamu-İş Genel Merkezi’nde toplanan yaklaşık 700 kişi, Cumhuriyet Meclis’i önüne yürüdü.Kamu-İş’in eylemine destek verenler arasında Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası yöneticileri de yer aldı.”
Şimdilik bu haberi bir kenara bırakalım ve sorulara geçelim...
*
Siz değilmisiniz, dairelerde ki memur fazlalığından dolayı, artık oturacak yer kalmadığını söyleyen?
Siz değilmisiniz, herkesin memur yapıldığından dem vuran?
Siz değilmisiniz, işsizlikten dolayı, gençlerimizin geleceği için kaygı duyan?
Siz değilmisiniz, AB standartları isteyen?
Siz değilmisiniz, sistemin kötülüğünden dolayı sürekli birilerini suçlayan?
Siz değilmisiniz, ....................................................(Bu alanı size bırakıyorum, aklınıza gelen problemleri sıralıyabilirsiniz....)
Bu sorulara cevabınız hayır ise;yani “siz değilseniz” sorun yok!Bu durumda ya bu ülkede yaşamıyorsunuzdur yada bu durumdan çıkar sağlayanlardan birisinizdir.
Ama yok!Bu sorunlar sizin de sorununuz ise;niye bu eylemler?
*
Dün yine ajanslara düşen habere göre; Kamu İşçileri Sendikası, Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasası’yla “işçi haklarına saldırı başladığını” savunarak, bu amaçla işçilere yönelik; “Kuzey Kıbrıs’taki çalışma hayatıyla ilgili olarak aydınlatma semineri” düzenlemiş.
Açıkçası hayretle izliyorum bu etkinlikleri.
Tamam aydınlatma semineri fikri güzel.
Fakat işçilerin memurluk yapmamasını savunan bir yasa ile işçi haklarına nasıl bir saldırı oluyor onu anlamış değilim.
Kadrosu “işçi” olan kişiler neden “memur” olsun?
Kamu kuruluşlarından “emekli” olanlar neden kamuda “çalışmaya” devam ediyor?
Bugüne kadar uygulanan yanlış uygulamanın devam etmesini istemek de ne demek oluyor?
Neyi tartışıyoruz, farkındamısınız?
Herşeyi ile tam bir komedi.
*
Bu arada “Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası yöneticileri” eyleme destek vermişler.
Açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattılar(!)
Böyle destek mi olur?
Ben bu değerli sendikamızın yöneticilerinden “eğitimi durdurma grevi” beklerdim.
Çok büyük hayal kırıklığı içerisindeyim;hiç sormayın...
***
SMS HİZMETİ...
Dün YDÜ Büyük Kütüphanesinde yer alan basın toplantısındaydım.
Kütüphanenin bir yılda nereden nereye geldiği hakkında bilgi sahibi olduk.
Konunun detaylarını basından takip etmişsinizdir.
Benim takıldığım nokta;böylesine harika bir kütüphaneye halkın ilgisinin azlığı.
Bugüne kadar 470 kişi kütüphaneye üye olmuş.
Dünyanın hemen hemen her yerinden, bu muhteşem Kütüphaneyi görmeye onlarca insan geliyor.Ama benim halkım o kadar duyarsız ki;yanıbaşında 500 bini aşan geleneksel basılı kaynak yanında 52 milyonu aşan elektronik kaynağın, 7 gün 24 saat hizmetinde olduğunun farkında bile değil!
Fakat bu az sayı, Kütüphane yöneticilerinin yeni açılımlar yapmasını engellememiş.
Halkın kullanım alışkanlıklarını dikkate alarak, bir uygulama başlatıyor YDÜ Büyük Kütüphanesi;bu uygulamaya göre:diyelim üyesiniz ve bir kitap aldınız.Fakat kitabı okuma/kullanma süreniz uzadı.Bu durumda internete girmeye veya kütüphaneye gitmeniz gerekmiyor.Cep telefonunuzdan SMS ile kullanım süresini uzatabiliyorsunuz.
E artık size Kütüphaneye üye olmak kalıyor.