GAZETE OKURKEN…
(Yayın Tarihi:12 Şubat 2007)
Bir davranış biçimi oldu
benim için.
Çocukluğumdan beri gelen
bir davranış;ben yorum yapmalıyım...
Doğru ya da yanlış.
***
Her Pazar olduğu gibi bu
pazarda kalktığımda ilk işim bakkala gidip gazete ve ekmek almak oldu.
Sabah kahvaltısından sonra
gazetemi okumaya başladım ki, o an bir şey fark ettim:Uzun zamandır yaptığım, ancak farkında olmadığım bir davranış biçimi edinmişim.
Gazetede yazılanları
okuduğumda yorumlar yapıyorum: “Hadi canım oradan”, “Sana müstahak”, “Yemezler… Biz bunları çok duyduk.”,vs gibi yorumlar ile gazete okuyormuşum meğer…
Sonra eşim söyledi: “Cem
sen televizyonu da bu şekilde seyrediyorsun.”
Kendimi bir an ‘Matrix’
filminde hissettim.
Kendimle ilgili bilmediğim
bir özelliği keşfetmiştim.
*
Şimdi şöyle düşünenleriniz
olmuştur:
“Aaaaa, sen daha yeni mi
fark ediyorsun! Her insan okudukları hakkında yorumlar yapar. Ne var ki bunda!”
Evet, haklısınız ama benim
onlardan bir farkım var!
Ben bunları yazabilirim…
Gazetede (Pazar günkü Vatan
gazetesi) ilk dikkatimi çeken açıklama, ÖP Genel Başkanı Turgay Avcı’nın açıklaması oldu.
Sn.Avcı “Papadopulos ve
Lilikas gibi UBP ile DP de bizi tanımıyor” demiş.
(Bunu okuduktan sonra hafif
gülüyorum ve başlıyorum kendimce yorumlara…)
Sn. Avcı, şu an muhalefette
olan UBP ve DP’nin ÖP’ yi tanımamalarının sebebini ne kadar çabuk unuttu.
Ya da üzerinden zaman
geçince, yapılanların unutulduğunu zannediyor.
Ama biz unutmuyoruz.
Tanınmamalarının sebebi:
Farklı bir partide oy aldıktan sonra istifalarla yeni bir parti kurmaları ve pazarlıklarla hükümete gelmelerinden kaynaklanıyor.
Bu ülkenin siyasi yaşamında
unutulmayacak bir yara açmıştır bu eylem.
Siz bunun sorumlusu
olacaksınız ve bu yanlışlığa ortak olmak istemeyenleri suçlayacaksınız.
Bu işin A partisi, B
partisi yok!
Yani bugün aynı şey ÖP’ nin
başına gelse, Sn.Avcı nasıl bir tepki verirdi?
Veya CHP nasıl bir tepki
verirdi?
Bu sorulara elbette şu an
cevap veriyorsunuz ve mazeretler üretiyorsunuzdur.
Ama unutmayın bu işin
yarını var!
Ayrıca çok iyi biliyoruz ki
aynı fırsat, başkalarının eline geçseydi yani CTP yerine A veya B partisi olsaydı onlarda aynı şeyi yapardı.
Burada önemli olan, bu tip
olaylara meyil vermemek ve siyaseti başka boyutlara (Futbolda olduğu gibi transfer vs.) taşımamaktır.
*
Dikkatimi çeken bir başka
haber ise UBP Genel Sekreteri Sn. Çavuşoğlu’nun açıklamaları oldu.
Sn. Çavuşoğlu “CTP’nin
elinde tuttuğu belediyelerden partisel çıkarlar sağlamaya çalıştığı apaçık ortadadır” demiş.
(Hemen aklıma geçen hafta
Cuma günü yazdığım yazı geldi. Konuyu onunla bağdaştırıp, başladım yorumlara…)
Geçtiğimiz gün yazımda
şöyle bir söz söylemiştim.
“Bir insanın fikri ne ise
zikri de o dur” diye.
Bu sözü yazmamın
sebebi:Başbakanın söylemiş olduğu (Başbakan, bir grup belediye başkanının yaptığı eylemleri, ‘Popülizm’ ve ‘Siyasileştirme’ ile suçlamıştı.) sözlerden ileri geliyordu ve yazımda uzun uzadıya bu sözlerin ne anlama geldiğini söylemiştim.
Bugünde siyasi partilerimiz
birbirlerini suçlamaya devam ediyor!
Efendiler, sözleriniz
yaptıklarınızı yansıtıyor, unutmayın!
Neyse!
Bu düşünceden yola çıkarsak,
Genel sekreterin sözlerini şöyle yorumlayabiliriz: ‘UBP hükümetteyken, belediyelerden partisel çıkarlar sağlıyordu.’
Neticede, bu suçlamalardan
kimseye bir fayda gelmediği ve bende olduğu gibi farklı fikirleri ortaya çıkardığı bir gerçek.
Bu nedenle, siz değerli
parti temsilcileri ve yöneticilerinden kendimce isteklerim var!
Artık bu suçlamaları ve
şovları bir kenara bırakın. Bu halk kimin ne olduğunu çok iyi biliyor.
Siyaseti oy avcılığı için
kullanmayın, bunu çözüm üretmek için kullanın lütfen.
Belediyelerde bir sorun
olduğu kesin, bunu yaşayarak görüyoruz.
Belediyelerin hakları,
hukukları, paraları, gelirleri vs. sorun ne ise, çözmeye bakın.
Bunları çözmek için
konuşmak yerine, siz aksini yapıyorsunuz.
Yani ‘bu sorunları nasıl
çözeriz’ diye düşüneceğinize, halkın bire-bir sorun yaşadığı bu olaydan siyasi çıkar bekliyorsunuz.
Bizlerde belediyelerin
çözemediği sorunlarla boğuşmaya devam ediyoruz.
Sokaklarımızın,
mahallelerimizin haline bir bakın.
Neyse ben gazetemi okumaya
devam edeyim.
Kalın sağlıcakla…
Çarşamba günü görüşmek
üzere…Trafikte saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.