FIRSAT ve
BAŞKAN’DAN RİCA
(Yayın Tarihi:2 Şubat 2007)
Mehmet amca torununa diyordu:
“Oğlum sen bakma onlara, bu iş
böyle olmaz”
Torunu dedesinin eski kafalı
olduğunu düşünerek tersliyordu:
“Zaman değişti dede, sen eskilerde
kaldın”
Mehmet amcanın yüzünde hafif
tebessüm:
“Onlar eskiden ne ise şimdide öyle
evladım...Neyse zamanla anlayacaksın.”
***
Yazılarımı takip edenler bilecekler.
Kafaları karıştıran;çocukların
kabuslarına giren;tv’lerde vazgeçilmez tartışma konusu olan;komşuları birbirine düşüren;ikili ilişkilerde görüş ayrılığına göre, yüksek ses tonları ile sohbetler yaptıran;tüm bunların yanında pek çok kudreti olan ‘Annan Planı’nın gündemde olduğu günler, benim için bir dönemdir.
Bu dönemi ‘Annan Planı Dönemi’ olarak
adlandırırım.
Bir zaman dilimini ‘dönem’ olarak
adlandırmanın bir çok faydası vardır.
Bu, o zaman dilimini iyi
değerlendirmek için fırsatlar tanır.Az önce yazdığım tespitlerde olduğu gibi...
Tüm bunların yanında:‘Bir musibet,
bin nasihattan iyidir’ atasözünden faydalanarak gerek kişisel, gerekse toplumsal anlamda dersler çıkarılmasını kolaylaştırır dönemler.
Söz konusu dönemden ders çıkardık
mı?Sorusunun yanıtını tam olarak bilemeyeceğim.
Zira şu bir gerçek ‘Annan Planı
Dönem’inde toplumu, kimi kesime göre ‘doğru’, kimisine göre ise ‘yanlış’ yönlendirip Kıbrıs da çözümün ancak ve ancak birleşmeden geçeceğine inandıran kesimin tutunduğu dallar, bu dönemin üzerinden çok kısa bir süre sonra (yani bugün) bir-bir kırıldı.
O dönemde bir dede ile torunu
arasında geçen diyalogda olduğu gibi, yani Mehmet amcanın torununa söylediği: “Zamanla anlayacaksın” sözlerini doğrularcasına bir sonuç var elimizde.
Hafta başında gündeme bomba gibi
düşen KADEM’in yaptığı anket sonuçları, bu sözlerimizi doğrular düzeyde.
KADEM’in verilerine göre
Kıbrıs Türklerinin, yüzde 65’i “iki devletli çözüm”den yana…
Araştırma bu
tespitle kalmıyor!
Toplum, söz konusu
dönemde kandırılmasını cezasız bırakmıyor: Siyasi partilere artık güvenmediğini ve en çok ordu ile polise güvendiğini ortaya koyuyor.
Bu ‘Annan Planı
Dönemi’nin (Tabii ki kendi partilerinden istifa edip transfer olanların ve/veya parti kurup hükümet edenlerin) getirdiği bir sonuç…
Ancak siyasi
partilere güvenin azlığı iyi bir gelişme değil!
Çünkü
sorunların çözümünde siyasetin önemi yadsınamaz bir gerçek;ancak kamuoyunun desteğini almayan hiçbir oluşum başarılı olamaz.…
Hafta başından
beri gündemde olan bu konuya özellikle değinmiyorum.
Anket Sonuçlarının
siyasete alet edilmesi sürecinin geçmesini bekledim.
Siyasi partiler,
‘güvenin azlığı’ tehlikesini göz ardı ederek, güveni nasıl arttırırızı konuşmayarak, iyi bir fırsatı kaçırıyorlar maalesef.
Siyasi parti
temsilcileri ve basındaki sözcüleri, yine her zaman olduğu gibi oy avcılığı yapıyorlar.
Oysa bu anketin
önemi, siyasete alet edilmesinin yerine, dersler çıkarılmasında yatıyor.
Bu yorumuda
aslında ben yapmıyorum.
Anket bunu
söylüyor:
Kıbrıs
Türkleri’nin sadece yüzde 14’ü siyasetle çok ilgili!
Herşeyi
siyasete alet edenlere duyrulur…
BAŞKAN’DAN RİCA
Lefkoşa Türk Belediye Başkanı
Sn.Bulutoğulları iyi işlere imza atmaya devam ediyor.
Dün yapılan açıklamaya göre: “Yıl
sonuna kadar sürecek asfalt işleri; kanalizasyon, su ve kaldırım işleri ile paralel olarak sürecek.”
Yine dün tak
bülteninde yer alan haberin devamında Sn. Bulutoğulları’nın açıklamalarına yer verilmiş.
Bu açıklamada Başkan “bu
çalışmaların sonlandırılmasının ardından Lefkoşa’nın tüm yollarının yirmi yıl sonra gözden geçirilecek kalitede asfalt dökülerek tamamlanacağını” söylemiş.
Herşey iyi güzel…
Ama Başkandan
bir ricamız var.
Değerli Başkanımız,
lütfen yapılacak olan altyapının (kaldırım, kanalizasyon, drenaj hattı, su boruları) ileriye dönük olmasını sağlayınız.
Aksi halde “yirmi
yıl sonra gözden geçirilecek kalitede” olan asfaltımız, delik deşik olacaktır.
Bizden söylemesi…
Bu arada sizi
hazır yakalamışken tekrar sorayım:(5 ocak 2007 tarihli ‘Dikmende ne yapıldı?’ başlıklı yazımda da sormuştum.Not:Yazıya ulaşmak için www.cemkar.net adresini kullanabilirsiniz…)
Dikmende ki son
durum hakkında ne zaman basın toplantısı yapacaksınız?
İyi çalışmalar…
Pazartesi günü
görüşmek üzere…Trafikte saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.