EŞEK
DERİSİ
(Yayın
Tarihi:26 Mart 2007)
Eşek derisi sağlamdır.
Öyle kolay-kolay tahrip
olmaz!
İlginçtir ama eşek
derisi sanat için bile gereklidir.
***
Gazeteniz Vatan dün
manşetinde şu cümleye yer verdi:
“Ne sanıyor bu kendini”
Anlamlı, çekici ve merak
uyandırıcı bir manşet!
Bu manşet ve detaylar
hakkında aklımdan soru işaretleri/cevaplar geçiyor.
Yani bir nevi hem sorular
soruyorum, hem de bu sorulara kendimce cevaplar veriyorum!
Nasıl mı?
Soru: Vatan gazetesi bu
manşeti neden attı?
Cevap: Rum yönetimi
‘lideri’ Papadopulos’un sözlerinden dolayı.
Soru: Papadopulos ne dedi?
Cevap: “Türkler daha akıllı
düşünceler üretmeli” dedi.
Soru: Papadopulos’un beyni
acaba bizim akıllı düşüncelerimizi algılayabilir mi?
Cevap: Ne? Beyin mi dedin?
Soru: Papadopulos “akıllı
düşünceler” uzmanı mı?
Cevap: Değil ama
çaktırmıyoruz.
Soru: O zaman neden bu
şekilde bize “akıllı düşünceler üretmeli” diyor?
Cevap: Ürettiğimiz
düşünceleri algılayamıyor.
Soru: Nasıl yani?
Cevap: Şöyle: Aslında
Papadopulos bu sözü söylerken, şunu diyor “eyyy Türkler, ürettiğiniz düşünceler benim beyin kapasiteme göre olsun, anlayamıyorum.”
Soru: Hımmm. Peki,
Papadopulos sadece bu sözümü söylemiş?
Cevap: Hayır. Papadopulos
özetle şunu söylüyor: Türk tarafı daha akıllı düşünceler üretmeli, görüşmelerin başlaması için gerekli ilk adımı atmalı ve bunu yaptıktan sonra Rum tarafının gereken bütün fırsatları tanıyacağını söylüyor.
Soru: Ne demeye çalışıyor?
Cevap: Türk tarafında ki
askerlerin, Türkiye den buraya gelip yerleşen insanların gitmesini, Rum mallarının geri iadesini ve KKTC makamlarının teslimiyetçi bir politika gütmesini istiyor.
Soru: Eeee ne sanıyor bu
kendini?
Cevap: Dedik ya! Düşünce
uzmanı…
*
Soru: Yaaa, bırak geyik
yapmayı.
Cevap: Tamam, tamam... Bak
güzel kardeşim bu adam, adanın tek hâkimi, Türk tarafının azınlık ve kendisinin çok zeki olduğunu zannediyor. Tüm bunların yanında Dünyaya bu sözlerle, Rum tarafının çözüm için çok istekli olduğunu ancak Türklerin akılsız düşünceleri ve/veya adım atmaması sebebiyle çözüme ulaşılamadığı mesajını vermek istiyor. Yani Dünyayı kandırmaya devam ediyor.
Soru: İyi de “Bayram değil
seyran değil, eniştem beni niye öptü?” durumu olmuyor mu bu? Durup dururken neden böyle saçmalasın ki?
Cevap: Aslında saçmalamıyor.
Yani saçmalıyor da bize göre saçmalıyor. Oysa (bunu söylediğime inanamıyorum ama) kendi politikalarına göre bu sözlerle akıllı bir adım atmış oluyor.
Soru: Bak sen…
Cevap: Evet bu sözlerle,
Cumhurbaşkanımızın geçen gün söylediği “Yeter Artık” manşetiyle öne çıkan ve KKTC içinde Kıbrıs sorunu konusunda ki hareketliliğin bilincinde olarak, KKTC tarafından yapılacak herhangi bir hamleyi öncesinden bloke etmeye çalışıyor. Diğer bir deyişle Papadopulos, KKTC tarafından Kıbrıs konusunda açıklanacak herhangi bir radikal kararı, öncesinden, Dünya kamuoyu önünde kendince saçma ve mantıksız olarak nitelendiriyor.
Soru: Yani
Cumhurbaşkanımızın tepkisi Rum tarafında etkili oldu?
Cevap: Gördüğüm kadarıyla
oldu; ancak geçen hafta Cuma
günü yine bu köşede dile getirdiğim gibi, bu sözün arkasında durmalı ve gerekli radikal kararlar alınmalı.
Soru: İyi güzelde, yazının
başlığının bu konuyla ne alakası var?
Cevap: Vatan gazetesinin
manşetten duyurduğu bu haberi okuyunca, hani bizde bir deyim var ya “eşek derisi gibi”, heee işte o deyim aklıma geldi ve Papadopulos, dolayısıyla Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü bu utanmaz arlanmaz politikalar “ne bu kardeşim hiç mi yüzünüz kızarmaz, ne deriymiş beee” cümlesini söylememe sebep oldu!
Soru: Sanatla ne alakası
var?
Cevap: Gölge tiyatrosunda
kullanılan malzemeler, eşek derisinden yapılır.
Soru: Papadopulos’la ne
alakası var?
Cevap: Onu da sen düşün.
Soru: Peki biz ne zaman
yemek yiyeceğiz?
Cevap: Bilmem! Hazırdır
herhalde… Şu yazı bitsin de o zaman yeriz…
Soru: Bitti mi?
Cevap: Evet…
Çarşamba günü görüşmek
üzere… Trafikte saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.