Girne · Kuzey KıbrısGazeteci / Yazar / İletişim Danışmanı

EROZYON

Cem Kar yazı arşivi simgesi

EROZYON

(Yayın

Tarihi:30 Mart 2007)

—Biz burayı aynen böyle

bırakalım.

—Şimdi kim kapatacak burayı,

boş ver yapma bırak! Bak mesai saati de bitti.

—Doğru söylüyorsun, zaten

ufak çapta erozyonla kendiliğinden kapanır burası.

—Tabii yaaa…

***

Yukarıda ki diyalog

tamamen hayal ürünüdür.

Yollarımızda çukurları

açan kişilerle uzaktan yakından ilgisi yoktur!

Daha önce çukurlar üzerine

bu sayfada çok yazı yazdım.

Sürekli girdiğim çukurlar

beni rahatsız etmeye devam ediyor; sanırım sizleri de.

Bu konuda bir şeylerin

yapılmaması, daha da rahatsız edici.

Bu nedenle daha önce

yazdıklarım ve şimdi ki düşüncelerimle bir derleme yaptım.

Okuyun bakalım bana

katılacak mısınız?

*

Çukurdur beni yaşatan!

Çukurdur beni ben yapan!

Ne zaman aracımla bir yola

girsem ilk dikkat ettiğim şey yolun çukurlu olmasıdır!

Eğer girdiğim yolda çukur

yok ise ben o yola girmem!

Çok geç kaldıysam ve o

çukursuz yoldan geçersem, canım sıkılır, moralim bozulur.

O gün işe, eve veya

herhangi bir yere gitmek istemem.

Zaten sırf bu yüzden

geçtiğim yollar bellidir.

Hep aynı, çukurlu

güzergâhımı kullanırım.

O yol benimdir.

O yol beni ben yapan yoldur.

Yaşadığım şehri hatırlatır

bana.

Beni araba kullanırken,

uyumaktan kurtarır.

Bana yaşadığım ülkede

yalnız olmadığımı hatırlatır.

İçine girdiğim her çukurdan

sonra birilerini anarım, saygıyla!

Bazen çukurlu bildiğim

yollar, birden çukursuzlaşır.

Kızarım birilerine, “Niçin?

Neden?” diye.

Sonra o yoldan bir daha

geçmem.

Ta ki birileri o yoldan

geçtiğini ve saygıyla birilerini andıklarını söyleyene kadar.

O an dünya benim olur.

Hep alıştığım sevdiğim o

çukurlu yoldan tekrar geçecek olmam, heyecanlandırır beni.

Çocuk gibi şen olurum o

zaman…

En çokta anayollarda ki

çukurları severim ben.

Mecburi azami hız ile seyir

halindeyken, bir çukur uyandırır beni daldığım hayallerden.

O an anlarım boş hayallerin

peşinden koşmanın anlamsızlığını.

Bazen dostlarım ile geçerim

çukurlardan.

Onların yüzündeki ifadeler

beni mutlu eder.

Hep birlikte anarız

birilerini, saygıyla!

İşte o an düşünürüm:

Yalnız olmadığımı.

Kısacası severim çukurları

ben.

*

İşin esprisi bir yana, ya

ben çok sıkıldım bu çukurlardan.

Sormak istiyorum:

Madem altyapı çalışması yapıyorsunuz,

neden daha sonra bozduğunuz yeri düzeltmiyorsunuz?

Size kimse demedi mi ‘Bir

yeri kazarsan, sonra orayı kapatman gerekir, yoksa çukur olur’ diye...

Neyi bekliyorsunuz?

‘Erozyon olsun bu sayede delik-deşik ettiğimiz yollar zaten kendiliğinden kapanır.’ gibi bir düşünceye mi sahipsiniz?

Ben anlamadım,

anlayamıyorum.

*

Giriş cümlemde de dediğim

gibi, az önce yazdıklarımı daha önce bu köşe de çok dile getirdim.

Ama görüyorum ki (ve

giriyorum) çukurlar hayatımızın bir parçası olmaya devam ediyor.

Yollarımızda ki çukurlara

bir türlü çözüm bulunamıyor.

Acaba, o çukurları

kapatacak olanlar, az önce yazdıklarımda olduğu gibi bu çukurlara bizim alıştığımızı mı düşünüyor?

Lütfen artık bitsin bu

derdimiz.

Çok mu zor?

Pazartesi günü görüşmek

üzere… Trafikte saygılı olun!

Bu sayfada yer alan tüm metinler ve

diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.

Kaynak sayfayı görüntüle ↗