Ey Ahali;
MERHABA artık her Pazar günü bu köşede sizlerle birlikte olacağım.
Bu köşede okuyacaklarınız sadece gözlemlerim olacak.
Bunları bir yorumcu -ne haddime- olarak değil.
Sade bir vatandaş gözüyle kaleme almaya çalışacağım.
***
Sizlere ilk bahsedeceğim konu duyarsızlıklarımız hakkında olacak.
Yani yine umarsamayacağınız konular hakkında yazacağım.
***
Felluce’de insanlar ölmüş duydun mu?
Açlık ve sefaletten dolayı bu yıl …..çocuk ölecekmiş duydun mu?
Doğu Akdeniz kıyıları AB’nin kimyasal çöplüğü olmuş duydun mu?
…………..Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.
Fakat hepbirlikte banane dediğimiz konuları alt alta yazıp daha çok banane demenin pek bir manası yok.
Zaten duyarsızlıklar söyleyen için genelde haz vericidir.
Oysa dinleyenler yada okuyanlar için o kadar da haz vermez, hatta bu keyifsizlik yerini derhal sıkıntıya bırakır.
Ne kadar sıkılsak da bu gerçekleri artık birileri dile getirmeli.
***
Farkındamısınız hiçbir şeyi umarsamıyoruz.
Ne kadar güzel değil mi böyle yaşamak.
Her seferinde “Aman canım üç günlük dünya boşver” demek, ne kadar da çabuk sorunları çözüyor.
Duyarsızlık kanımıza işlemiş durumda bananecilik bir yaşam biçimi olmuş, işimize geleni umursuyor geri kalan hava civa,,,, *** Dünyalı olamıyoruz bir türlü.
Dünyadaki gelişmeler bizi ilgilendirmiyor.
Yine bu konuda da her seferinde klasikleşmiş cümleyi sarfetmek daha kolayımıza geliyor; “Dünya bizi tanımıyor ki”.
Biz kendimizi soyutlamışız zaten.
Hiçbir şey ile ilgilenmiyoruz.
***
Sivil toplum örgütlerimiz var.
Bu konuda başı çekmeleri gereken sivil toplum örgüt“cük”lerimiz sadece iç siyaset ile ilgileniyorlar.
Bunun dışında hiçbir konu onları ilgilendirmiyor maalesef.
Adettendir bunun için şunuda ekleyeyim “Hepsi için söylemiyorum”.
***
Ne zaman iç siyaset harici Dünya da yaşanan bir sorun için bir gösteri yaptık?
Ne zaman Dünya’nın sorunu bizim de sorunumuz oldu?
Bu soruları sadece size sormuyorum.
Kendime de soruyorum, “ben bu sorunlar için ne yaptım?” diye.
Peki siz soruyormusunuz?
Sanırım çoğumuz bu soruları kendisine sormuyor.
Eğer sormuş olsaydı, neden duyarsız bir toplum olduğumuz üzerine şu an konuşuyor olmazdık.
***
Bende kalkmış Dünya sorunlarından bahsediyorum.
Biz daha sebep olduğumuz, yanı başımızda ki çevre felaketleri -Dikmen çöplüğü,Taş ocakları,Sokaklarımız,Sahillerimiz...vb- için bile herhangi bir girişimde bulunmuyoruz. Umursamıyoruz...
Bir de dünya sorunlarına mı tepki vereceğiz?
***
Eğer biraz umursuyor olsak.
Biraz bananeci olmasak.
İyice kendimizi yabancılaştırdığımız Dünya’nın sorunlarına hassasiyet göstersek.
Bu toplumumuz için bir refleks olurdu.
Yani bu bir davranış biçimi olurdu.
İşte o zaman “Dünyaya Bağlanmak” politik bir söylem olmaktan çıkıp, gerçekleşen bir düş olabilirdi.
Umarım bir gün o da olur.
Cem KAR
cccemkar@yahoo.com
www.cemkar.net