DENGESİZLİKLER...
(Yayın Tarihi:17 Ocak 2007)
Siz Lokmacı barikatını
konuşurken, dünyada ki binlerce çocuk, sizin için çalışıyordu...
Siz Kıbrıs meselesini
TV’lerde enine-boyuna tartışıken, dünya obezite ile boğuşuyordu...
Siz Kamu Görevlileri
Değişiklik Yasa Tasarısını lanetlerken, ülkemizde ve dünyada binlerce genç işsizlikten dem vuruyordu...
Siz izolasyonları vs.
sebep gösterip, yan gelip yatarken, dünya üretim gücünü nasıl arttırırız onu tartışıyordu.
Siz bilimi, sanatı,
eğitimi ikinci plana atarken, dünya, çocuklarını bu yönde eğitiyordu...
Siz...........................................
***
Akşam eve giderken
çocuğunuza almayı düşündüğünüz çikolatının ana maddesi kakaonun üretilmesi için, 15 bin Afrikalı çocuk işçi çalışıyor.
Siz bu cümleyi okuyup,
yüreğinizde hafif bir sızlama hissedip, mutluluğunuzu bir an için kaybedip, çikolata yada içinde kakao olan herhangi bir maddeyi, sırf beyninizin salgıladığı mutluluk hormonunu (serotonin) arttırarak sizi mutlu veya stresten uzak tutması için tüketirken:15 bin Afrikalı çocuk, belkide ömürlerinde hiç tadamıyacakları çikolatanın ham maddesinin üretilmesi için, çalışıyor olacak.
Ve o 15 bin Afrikalı
çocuğun tek derdi:İçecek su, yiyecek ekmek bulabilmek.
Yüreğinizde hafif
dalgalanmalara sebep olacak olan bu gerçek, bu satırları okuduktan hemen sonra, beyninizin bir köşesinde unutulmak üzere saklanıyor olacak...
Merak etmeyin az sonra
yapacağınız bir iş sonrası bu gerçek, sizin için sadece bir ‘genel kültür bilgisi’ olacak.
Az sonra sizin için hiç bir
anlam taşımayacak olan bu satırları yazmamın sebebi, bir konuya dikkatinizi çekmek istememden kaynaklanıyor!
Dengesizlik...
Bu gerçek aslında,
dünyamızda yaşanan bir çok dengesizlikten sadece biri.
*
Dünya’nın son yıllarda
uğraştığı ve artık modern dünyanın sağlığını tehdit eden en büyük sorunlardan biri Obezite değilmidir.
Peki Obezite en çok hangi
ülkelerde görülüyor?
Refah düzeyi yüksek bir çok
ülkede...
Bugün Obezite hastalığının
en çok görüldüğü ülke ABD değil mi?
Peki Obezite bir
dengesizlik sonucu değilmidir?
*
Bugün ülkemizde onlarca
işsiz genç varken, devlet dairelerinde bir kaç yerden maaş alan kişiler çalışıyordu.
Tamamen dengesiz bir durum.
Neyse ki şimdi çıkan yeni
yasa ile bu durum biraz olsun düzeltiliyor.
Fakat yeni oluşacak olan
‘dengesiz’ yapı içinden çıkan oluşum, zamanla dengesizleşecek.
Çünkü torpiller vs. ile
yeni çalışanlar işe alınacak(umarım böyle olmaz), torpilsizler yine işsiz kalacak ve doğal sonuç olarak ‘dengesizlik’ tekrar gündeme gelecek.
*
Uygulanan izolasyonların
ardına sığınıp, ‘nasıl üretimimizi arttırırız’ı düşünmeden yaşamak, kendi içinde dengesiz bir durumu ortaya çıkarmıyor mu?
Dünya’nın bize karşı
uyguladığı ‘dengesiz’ tavır ve davranışı sayesinde, bu noktaya ulaşan ‘Kıbrıs meselesi’ni tartışmak, bizlere yeterince zaman kaybettirmedi mi?
Tüm bu demorilize yapı
içerisinde, bizleri modernleşmenin en büyük göstergesi olan bilimde, sanatta, eğitimde ‘dengesiz’ bir oluşuma sürüklemiyor mu?
*
Tüm bunlar kendi içinde
dengesiz bir durummuş gibi görünsede aslında öyle değil!
Zira dengesizlikler kendi
içinde ve genel anlamda ‘denge’yi sağlar.
Torpillerle işe alınanların
dışında kalanlar, yeni siyasi oluşumlar ile iş bulacaklar.
Bugün Dünya’nın bir
bölgesinde insanlar açlıktan ölüyorken, diğer bölgesinde ise şişmanlıktan ölüyor olacak.
Verdiğim bu bir kaç örnekte
kurduğum mantık, ilk bakışta çok basit ve düz gibi görünsede, detaylara indiğinizde dengesizliklerin oluşturduğu ‘denge’ ile karşılaşacaksınız.
Dünya’nın bizim açımızdan
‘dengesiz’bir temel üzerinde oluşturduğu ‘denge’ bizi bu noktalara getirdi.
Fakat verdiğim örneklerde
olduğu gibi Dünya üzerinde her zaman bu şekilde “dengeler” olacak.
Burada önemli olan bizim
yapabileceklerimiz...
Bizler izolasyonlara rağmen,
üretmedikçe;bizim için biçilen roller ile oluşan ‘dengesiz’ düzene karşı gelmedikçe;Dünya’nın kendi çıkarları doğrultusunda oluşturduğu dengesiz ‘denge’yi kendi lehimize çavirmeye çalışmadıkça;kısacası tüm bunlara karşı bir olmadıkça, Dünya’nın bizim için oluşturduğu dengesiz ‘denge’ devam edecektir.
Tüm bunları yapabilmemiz
için ise tıpkı (bugünlerde özlemle kendisini andığımız) Özgürlük Mücadelesi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük gibi, Denktaş gibi ve onların arkadaşları gibi, toplumu doğru noktalara yönlendirecek güçlü, dirayetli liderlere ihtiyacımız var…
Şimdikilere duyrulur…
Cuma günü görüşmek üzere...Trafikte
saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.