BAYRAMLAR
Bir sabah kalksaydınız ve hayatınızın sadece çocukluk dönemini hatırlıyor olsaydınız, bu anılar içinde, en hit olanı ne olurdu?
Bu soru bana sorulsaydı cevabım “Tabii ki bayramlar” olurdu herhalde.
Her bayramın çocuklar için, kendine özel farklılıkları vardır.
Öncelikle bu bayramların çocuklar açısından farkları üzerine duralım.
*
Çocukların bakış açısıyla resmi bayramlar: ‘Resmi bayram’ çocuklar için çok çekici değildir.
‘Resmi’ sözcüğünün varlığı, samimiyet ve ciddiyet gerektirdiği için çocuklara pek uymaz;uymuyorda zaten, çocuklar, o günler de canları sıkıla sıkıla büyüklerin istediklerini yapıyorlar!Gibi geliyor bana.
Mesela:Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan’da (günümüz de) durum farksızdır.
Çocuklar için ilan edilen bayrama, o kadar resmiyet katmışız ki çocuklar değilde, çocukları düşürdüğümüz haller sayesinde, biz büyükler eğleniyoruz.
Yani ‘Resmi’ sözcüğünün iticiliği biraz da bizim eserimiz.
Çocukların bakış açısıyla dini bayramlar: “Dini Bayram” anlam bakımından karışık ve derin olduğundan çocukların pek umrunda değildir, zaten ailerler de bu karmaşayı çocuklara açıklama gereği duymaz.
Fakat gerek maddi gerekse manevi anlamda çocukları mutlu etme yarışı alır başını gider.
Bu neden ile çocukluk döneminde ki dini bayramlar da yaşadıklarımız, genellikle eğlenceli şeylerdir.Lunapark eğlenceleri, harçlıklarda ki bolluk, cici cici kıyafetler vs.
Hep anılarımızda tazeliğini korur...
*
Gelelim yazımızın girişin de sorduğum soruya.
Sizler ne hatırlarsınız bilemem ama ben çok şey hatırlıyorum., Eminim benim hatırladıklarımı anlatacağım alt satırlarda, sizinde anılarınız canlanacak.
Her bayram sabahı nedense mutlaka radyo açılır, radyoda da mutlaka Barış Manço’dan “Bugün Bayram” isimli şarkı çalınırdı:Artık öylemi denk geliyordu, yoksa ben mi abartıyorum bilmiyorum ama aklımda böyle kalmış.
Bayramların kendine ait modası olurdu.
Yeni kıyafetler alınırken, bu modaya uyulurdu.
Dikkat edin, bayramlar da genelde çocukların giydiği kıyafetler, birbirine çok benzer.
Tabii arada aykırı olanlar vardır.(Keza ben o farklı olanların arasında olurdum:hiç istemesem de.Benim çocukluk dönemim Ablamın dikiş öğrenme dönemine rastlamıştı;kıyafet dikme hevesi içinde olan ablamın diktiği kıyafetleri giyerdim. Ablamın diktiği kıyafetler, çok güzel olurdu fakat standart bir yaşam felsefesini rededen ablam, bayram modasına pek uymazdı.Bu neden ile diğer çocuklar arasında göze çarpan hep ben olurdum.Grup şeklinde yaptığımız yaramazlıkların hesabını vermek bana düşerdi.)
Enflasyonlu bayram harçlıklarını unutmamak lazım.Bu harçlıklar hemen tüketilmeliydi.
Bu nedenle bayramlarda, sırf bu harçlıkları çocuklar hemen harcasın diye düşünen, çok düşünceli (!) bayram özel/ticari kuruluşları vardı.Mesela hep yazın gittiğimiz Lunaparklar, kışın ortasında ki bayramlar da dahi açık olurdu.Tabii bunun yanında bayram dışında asla bulamayacağımız (nedense) kızkaçıran, mantar tabancası, torpil, çat-pat tabancası vb. gibi bir çok gereksiz oyuncak, bakkallarda olurdu.
Bayramlarda bir yüzsüzlük alırdı başını giderdi:Tabii bu, aile desteği ile olurdu.
Normal zamanlarda asla izin verilmeyen bir çok davranış, bayramlarda mübahdı.
Bir başkasından alınmasına asla izin verilmeyen, (kod adı:bayram harçlığı olan) ‘para’ bayramda herkesten alınabilirdi.
Bayram ziyaretlerinin ilk dakikalarında önce istemem diye rededilen bayram harçlığı, annelerin/babaların “oğlum/kızım al” sözlerine mütakip, hafif yüz kızarıklıkları ile cebe/çantaya atılırdı.
Tabii bu yüz kızarıklığı ile kendini gösteren utanma duygusu, ilerleyen saatlerde, verilen harçlığı az bulma (masum) yüzsüzlüğüne kadar giderdi.
*
Yazıya başlarken, yazının ‘nerede o eski bayramlar’ çerçevesine girmesinden korkuyordum.Fakat ister-istemez oraya geliyor söz.
Sanırım bu konuda hepimizin anlatacağı ‘nerede o eski bayramlar’ başlıklı anıları var.
Benim de var/mış demek.
Yaş ilerledikçe sanırım ‘bizim çocukluğumuz da yaşanan bayramlar harikaydı’ mantığı oturuyor.
Tüm bunların yanında bu yıl bayram ile yeni yıl heyecanı üst-üste geldi.
Bu konular hakkında söyleyecek daha çok sözümüz var.
Yeni yıl ve Bayram ile ilgili söyleyeceklerimizi Pazartesi gününe bırakarak, siz değerli okuyucularımın Kurban Bayramını Kutlar, Yeni Yılın hepimize sağlık mutluluk ve esenlikler getirmesini dilerim.
Pazartesi günü görüşmek üzere...Trafikte saygılı olun.