AYRILIK
SERAMONİSİ
(Yayın Tarihi:16 Subat 2007)
Onlar yanımdan geçiyordu,
ben şaşkın...
Bir an düşündüm:
Trafik canavarı kim?
diye.
Kısa bir süre sonra
şaşkınlığım geçti.
Trafik canavarını
bulmuştum.
***
Hergün aynı sahne yaşanır
evimizde.
Ben işe gitmek için
hazırlanırken, eşim evin işleri ile meşgul olur.
Sonra kapıya doğru
yaklaşırım, son halimi görmek için aynaya bakarım.
Eşim yanıma gelir, düzgün
dahi olsa kravatımı düzeltir.
Kapıyı açarım, tam dışarı
çıkarken birbirimize sarılırız.
Onun yüzünde bir hüzün
belirir.
Benim yüzümde ise bir
gerginlik..
Sonra helalleşir,
vedalaşırız.
Arabaya binene kadar beni
balkonda bekler.
Arabamı çalıştırıp evin
garajından çıkarken, son kez, bir daha göz göze geliriz.
Ve evin önünden uzaklaşıken,
arabamın klaksonuna basarım;acı-acı çalan klakson uzaklaştığımın göstergesidir.
Neden bu seramoni?
Eşim ve ben birbirimizi
çok seviyoruz ve kısa süreliğinede olsa bir ayrılık yaşıyoruz diye mi?
Tamam birbirimizi
severiz ama o kadar da abartmayız ayrılıkları.
Tüm bu ayrılık
seramonisinin bir sebebi ve şifreleri var!
*
Önce bu ayrılık
seramonisinin sebebini aktarıyım, sonra şifreleri açıklayacam.
Geçtiğimiz gün yine evden
çıktım ve işe gidiyorum.
Sanayi bölgesinde olan
ışıkları geçtim ve mağusa istikametine doğru olan yoluma devam ediyordum ki, dikiz aynasından gördüğüm bir görüntü o an şok yaşamama neden oldu!
Birden önümde ki hız
göstergesine baktım, üzerimde ki şok dalgası, şaşkınlığa dönüştü.
Çünkü ben saatte 90 km
hızla gidiyordum ve arkamda olan üç adet damperli kamyon bana selektör yapıyorlardı.
Ne yapacağımı şaşırdım.
Halen şaşkınlığım devam
ediyordu ve sola sinyal vererek çaresiz şerit değiştirdim;zira şerit değiştirmesem, kamyonların beni altlarına alması işten bile değildi.
Yanımdan vızır-vızır üç
kamyon geçiyordu, ben şaşkın-şaşkın bakarken.
Ya yarış halindeydiler, ya
da yüklerini boşaltmanın vermiş olduğu rehavetle kamyonlar (şöförler değil(!)) deliye dönmüştü.
Onlar yanımdan geçerken
düşündüm:
Fark etmeseydim bu deliye
dönen kamyonlar beni kesin orada linç ederlerdi.
Demek ki trafik canavarı
denilen şey, bu yükünü boşaltmanın vermiş olduğu sevinçle yollarda cirit atan kamyonlar olmalı.
Tabii ya onlar olmalı,
yoksa arabaları kullanan insanlar canavar olabilir mi?
Sadece kamyonlar mı?
Elbette hayır.
Mesela, tarfikte sıkışıp
kalmış, dakikada 10m ilerleyebilen normal arabalarda (şöförler değil(!)), boş yol bulduklarında bu şekilde çılgına dönmüyor mu?
Yine sürücüsünün içtiği
alkolden etkilenen araçlar, yollarda sapıtmıyor mu?
İşte "trafik canavarı" diye
mevzu bahsi geçenler, bu araçlar olmalı(!).
*
Şimdi dönelim evden
çıkarken yaşadığımız seramoninin şifrelerine: "Ben işe gitmek için hazırlanırken, eşim evin işleri ile meşgul olur." Şifresi:Eşim beni savaş alanına dönen yollarımıza göndermenin vermiş olduğu hüznü unutmaya çalışıyor.
"Sonra kapıya doğru
yaklaşırım, son halimi görmek için aynaya bakarım." Şifresi:Herhangi bir trafik kazasına kurban gidersem yakışıklı olmak isterim.
"Eşim yanıma gelir, düzgün
dahi olsa kravatımı düzeltir." Şifresi:Savaş alanı olan yollarımıza gitmeden önce benim için son kez bir şey yapıyor.
"Kapıyı açarım, tam dışarı
çıkarken birbirimize sarılırız." Şifresi:Son sarılmamız olabilir.
"Onun yüzünde bir hüzün
belirir." Şifresi:Belkide son kez evden çıktığımı düşüdüğü için hüznünü gizliyemiyor.
"Benim yüzümde ise bir
gerginlik..." Şifresi:Bugün trafikte, hangi sapık-manyakla karşılaşacağımı düşünmek beni geriyor.
"Sonra helalleşir,
vedalaşırız." Şifresi:Son veda.
"Arabaya binene kadar beni
balkonda bekler."Şifresi:Uzaktanda olsa son kez görmek için.
"Arabamı çalıştırıp evin
garajından çıkarken, son kez, bir daha göz göze geliriz." Şifresi:Son göz-göze gelmemiz.
"Ve evin önünden
uzaklaşıken, arabamın klaksonuna basarım;acı-acı çalan klakson uzaklaştığımın göstergesidir." Şifresi:Savaş alanına dönen yollarımıza çıkarken, benim için savaş borusudur çaldığım klakson.
*
Ufak çapta bir savaştan
daha fazla can verdiğimiz yollarımıza çıkmadan önce, bu psikolijide olmak çok üzücü.
Yıllardır trafik canavarını
arıyoruz.
Oysa canavar bizleriz.
Uzunca bir süredir
yazılarımı “Trafikte saygılı olalım” diyerek bitiriyorum.
Çünkü trafik kazalarını
önleyebilmenin, ancak ve ancak hepimizin müşterek kullandığı yollarda, kişilerin yaşama hakkına saygı duymaktan geçtiğine inanıyorum.
Pazartesi günü görüşmek
üzere...(Şifresi:Bende dahil olmak üzere birbirimize trafikte saygılı olabilirsek, yani ölmez sağ kalırsak görüşürüz.)
Trafikte saygılı olun!
Bu sayfada yer alan tüm metinler ve
diğer içerik özgündür ve Cem KAR'a aittir. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz.